‘İbrahim Tatlıses’ olarak etiketlenmiş yazılar

Tatlıses’i vuran silah MİT’ten

Cumartesi, 11 Şubat 2012

MİT ile KCK arasında ‘organik’ ilişki olduğu yönündeki iddialar arasında İbrahim Tatlıses’i vuran silahların MİT elemanı tarafından teslim edildiği de yer alıyor.

Güncelleme:11 Şubat 2012 02:27

İddiaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın KCK soruşturması kapsamında 13 Ocak’ta BDP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda yapılan aramada ele geçirdiği belgeler, Hakan Fidan ve selefi Emre Taner’le yardımcısı Afet Güneş’in ifadeye çağrılmasında etkili oldu. Zaman Gazetesi’nin haberine göre, aramalarda MİT-PKK bağlantısını tamamlayıcı yeni deliller bulunduğu ileri sürülüyor.
İşte o iddialardan bazıları:
MİT ELEMANLARI KURYELİK YAPTI
İddialara göre, Öcalan’ın, örgütün Avrupa ve kırsal kadrolarıyla iletişimini MİT heyetinin kuryelik yaparak sağladığı öne sürülüyor. Ocak ayında Diyarbakır’da ele geçirilen el yazısı mektupların PKK/KCK’ya ulaştırılmasında MİT rol aldı.
MİT’in Öcalan’dan KCK’ya ulaştırdığı mektupta alternatif devlet kurmaktan söz ediliyor. Bu mektup üzerine 14 Temmuz 2011′de DTK’nın demokratik özerklik ilan ettiği ortaya çıktı. MİT heyeti bu mektuptan, hatta demokratik özerklikten haberdar olmasına rağmen bunu ilgili kurumlara iletmemekle suçlanıyor.
İddiaya göre MİT, örgüte verdiği taahhüt gereği güvenlik birimlerinin operasyonlarını engellemek için çalışma yürüttü. Üstelik bu çalışmalarla ilgili örgüte geri bildirimde de bulundu. Operasyonların durmasını sağladı.
KCK’NIN TARAF OLARAK KABUL EDİLMESİNİ SAĞLADI
 MİT, yabancı devlet ajanları ile yaptığı görüşmelerde PKK/KCK’nın taraf statüsünde kabul edilmesine zemin hazırlıyordu. Bunun için MİT, ‘Oslo görüşmeleri’ adı altında PKK/KCK’nın kırmızı bültenle aranan Zübeyr Aydar, Mustafa Karasu ve Sabri Ok gibi yöneticileriyle görüşmeye devam etti.
MİT heyetinin örgüt ile yaptığı görüşmelerde, KCK yapılanmasının tamamlanması için devlet birimlerinin oyalanması konusunda taahhütte bulunduğu anlaşıldı. Öcalan, bir taraftan heyetle görüşüp öte taraftan avukatlar aracılığıyla eylem talimatları verdi.
İstihbarat toplama vazifesi aşılarak devletin bütünlüğü ve anayasal düzene karşı anlaşma noktasına varıldı. Yeni anayasada özerk Kürdistan’a imkân tanınması, Öcalan’ın önce ev hapsine, ardından özgürlüğüne kavuşması konusunda mutabakata varıldı.
TATLISES’İ VURAN SİLAH MİT’TEN
Zaman’ın haberine göre; Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’e düzenlenen suikast için İstanbul’a gönderilen 2 Kalaşnikof tüfeğin MİT’in haber elemanı tarafından suikastı düzenleyen Abdullah Uçmak’a İstanbul’da teslim edildiği iddia edildi. MİT haber elemanının, saldırı ile ilgili kuruma hiçbir uyarıda bulunmadığı öne sürüldü.
Son 3 yılda MİT’in haber elemanlarının İstanbul’da yaklaşık 50 olaya karıştığı belirlendi. MİT haber elemanlarının karıştığı olayların büyük çoğunluğunun PKK-KCK eylemleri olduğu polis tarafından da tespit edildi.
Mart 2011′de Başak-şehir’deki adliye lojmanlarına gelen bir araçtan uzun namlulu silahla ateş açıldı. Kurşunlardan bazıları mahkemeye giden hakimin aracına isabet etti. Yakalanan saldırganların arasında bir MİT haber elemanı bulunduğu ortaya çıktı. Kayıtlara girdi.

Tatlıses davasında bir tahliye

Cuma, 27 Ocak 2012

Sanatçı İbrahim Tatlıses’e yönelik silahlı saldırıya ilişkin görülen davada, tutuklu sanıklardan Bülent Altun’un tahliyesine karar verildi.

Güncelleme:27 Ocak 2012 02:14

İSTANBUL (A.A)Sanatçı İbrahim Tatlıses’e yönelik silahlı saldırıya ilişkin görülen davada, tutuklu sanıklardan Bülent Altun’un tahliyesine karar verildi.

İstanbul 17. Ağır Ceza mahkemesindeki davada görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Aksoy, İbrahim Tatlıses’in ifadesinin alınması ve Tatlıses ile Damla Çakıcı’nın kesin sağlık raporlarının istenmesine karar verilmesini talep etti.

Tutuklu sanıklardan Ruşen Mahmutoğlu ve Bülent Altun’un tahliye edilmesini de isteyen savcı Aksoy, diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Bunun üzerine duruşmaya bir saat ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından tutuklu sanıklardan Bülent Altun’un tahliyesine karar verdi.

TATLISES’İN İFADESİ ANKARA’DA ALINACAK

Mahkemede, sanatçı İbrahim Tatlıses’in talimatla ifadesinin alınması için Ankara özel yetkili mahkemesine yazı yazılmasına hükmedildi.

Diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamının kararlaştırıldığı mahkemede, duruşma 18, 19 ve 20 Nisan 2012 tarihlerine ertelendi.

Tatlıses’in çiçeği güvenliğe takıldı

Salı, 29 Kasım 2011

Türkücü İbrahim Tatlıses, ameliyat olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çiçek gönderdi. Ancak Tatlıses’in gönderdiği çiçek, güvenliğe verilen talimatla geri çevrildi.

 

Başbakan Erdoğan’ın ameliyat olduğu Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, İbrahim Tatlıses tarafından gönderilen ve üzerinde “R. Tayyip Erdoğan” yazısı bulunan beyaz gül demetinin, hastane güvenliğine verilen talimat nedeniyle geri çevrildiği iddia edildi. Çiçekçi Hasan Erdoğan, “İçeri almadılar, kapıda beklettiler. Çiçeği incelediler ama yine de içeriye almadılar” dedi.

Erdoğan ameliyat oldu

HASTA ZİYARETİNE GELENLER DE KAPIDA KALDI
Hastaneye, hastasını ziyaret için gelen bir vatandaş, “Bir saattir buradayım, kimseyi içeriye almıyorlar. Neden almadıklarını da söylemiyorlar” dedi.

Her gün saat 19.30 ve 20.30 arasında olan ziyaret saatinin, bugün iptal olduğunu iddia eden başka bir hasta yakını, “Güvenlik görevlileri özel bir durum olduğu için ziyaretlerin iptal edildiğini söylediler” diye konuştu.

PKK: Yarım kalan işi halledin

Cumartesi, 19 Kasım 2011

İbrahim Tatlıses’e yönelik saldırıya ilişkin hazırlanan iddianame İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

 

Mahkemenin kabul ettiği İbrahim Tatlıses’e saldırı iddianamesinde “Abdullah Uçmak’ın tamamlayamadığı yarım kalan işin, Nihat Şimşek ve ekibine havale edildiği, suikastın PKK tarafından yaptırıldığı kanaatine varıldığı” ifadeleri yer aldı

İbrahim Tatlıses ’e yönelik saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında Abdullah Uçmak’ın da aralarında bulunduğu 9’u tutuklu 12 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İlk duruşma 25-26 Ocak 2012 tarihleri arasında İstanbul Adliyesi’nde yapılacak. İddianamede, “Abdullah Uçmak’ın kendi örgütüyle birlikte tamamlayamadığı yarım kalan işin, Nihat Şimşek ve ekibine havale edildiği, bunun da İbrahim Tatlıses’e yönelik yapılan suikastın PKK/KONGRA-GEL terör örgütü tarafından yaptırıldığı kanaatine varılmıştır” denildi.
“Silivri partide Nihat arkadaş yarım kalan işi halletsin” ifadesinde belirlenen ve takibi yapılan, Nihat Şimşek’in  ikametinde yapılan arama sırasında ele geçirilen hafıza kartının incelemesinin yapıldığı belirtilen iddianamede, “Acıbadem.doc.” isimli doküman bulunduğu, doküman açıldığında Levent’te bulunan Acıbadem hastanesine ait kroki bulunduğu, bu krokinin altında da, “Maslak Acıbadem hastanesi yoğun bakım bölümünde yatıyor, yoğun bakım ünitesi zemin katta, yandan bir alt kattan giriliyor.

Mail Kuzey Irak’tan
Hastane girişinde polis bulunuyor, yoğun bakımın kapısında polis beklemiyor. Yarım kalan işi tamamlayın, konuşmasın” şeklinde açıklamanın bulunduğu belirtildi.

İddianamede, kroki ve altındaki yazı içeriğinin, hastanenin konumu ve planıyla aynı olduğunun tespit edildiği, bu yazı ve kroki ile Kuzey Irak ’tan çıkış yapan, maviderya@hotmail.com adresinden gelen mailde belirtilen “yarım kalan işi tamamlayın ve konuşmamasını sağlayın” ifadelerin birbiriyle örtüştüğü, Abdullah Uçmak’ın, kendi örgütüyle birlikte tamamlayamadığı yarım kalan işin, Nihat Şimşek ve ekibine havale edildiği, bunun da İbrahim Tatlıses’e yönelik yapılan suikastin PKK/KONGRA-GEL terör örgütü tarafından yaptırıldığı kanaatine varılmıştır” denildi.

Sabuhayı o kazandı

Cumartesi, 24 Temmuz 2010

SAKARYALI saatçi Ekrem Arman, İbrahim Tatlıses hakkında kendisini üne kavuşturan şarkılardan Sabuhanın kendisine ait olduğunu söyleyerek dava açtı. Arman, bu şarkıya yasak getirdikten sonra şarkının 25 yıllık telif bedelini almak için dava açtı.

Sakaryanın Erenler İlçesinde saat tamirciliği yapan 70 yaşındaki Ekrem Arman, 1999 tarihinde İbrahim Tatlısesin 1978 yılında söylediği Sabuhanın kendisine ait olduğunu öne sürerek İstanbul 1inci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açtı. Ekrem Sayman dava dilekçesinde Sabuhayı 1978 yılında plağa okuduğunu daha sonra İbrahim Tatlısesin kendisinden izin almadan Sabuhayı söyleyerek telif yasasını ihlal ettiğini öne sürdü. Mahkeme, 11 yıl süren dava sonunda şarkının Ekrem Armana ait olduğunu, bundan sonra yeniden kasete okunmasına ve yayını konusunda Ekrem Armanın hakkı bulunduğu açıklarken 2 bin TL tazminata karar verdi. Mahkeme heyeti karar tarihinden itibaren tazminatın İbrahim Tatlıses ve kaseti piyasaya süren Kis Müzikten alınarak Ekrem Armana ödenmesini hükmetti. Ekrem Arman, karar üzerine şarkının 28 yıl izinsiz kullanıldığını belirterek karara Yargıtay nezrinde itirazda bulundu.
Şarkıyı bestelerken İbrahim Tatlısesin adının duyulmadığını ileri süren Ekrem Arman, “Sabuhanın okunduğu kaset için 27 bin bandrol alındığını söylediler. Oysa Kültür Bakanlığından 165 bin bandrol alınmış. Arada büyük fark var. 1970 tarihinde noterde belgem var. Ben bunu bestelerken İbrahim Tatlıses piyasada yoktu. Yargıtaya itiraz ettim. Az bandrol hesabı yapıldığını söyledim. Yanlış hesapladılar. Bunun doğrulanması gerekiyor” dedi.
İbrahim Tatlısese kulluk hakkını helal etmiyeceğini söyleyen Saatçı Ekrem, şöyle devam etti:
“Sabuha benim diyor ve bunu satıyor. Senin olmayan bir şeyi nasıl satıyorsun? Bir insan gelipte özür diler. Herkes bunu görebilir. Kendisini ne zannediyor? Ne olursan ol. Ne teklif geldi ne başka bir şey. Ben sana kulluk hakkımı helal etmiyorum. Bunu söylemesi yasak. Benden izin almadan okuyan olursa suç işlemiş olur.”
Sabuhanın kendisine ait olduğunu mahkeme kararıyla ispatladığını söyleyen Ekrem Arman, İbrahim Tatlıses ve bağlı bulunduğu müzik şirketi hakkında şarkının kullanımından dolayı doğan tüm telif bedelini alacağını bildirerek, “Alacağım bu parayı ihtiyaç sahiplerine dağıtalacağım” dedi.