Bu klip çok konuşuluyor

Bu klip çok konuşuluyor

NTV Sporun yetenekli spikerlerinden Sine Büyüka müzik dünyasına adım attı. Söz

ve müziği kendine ait olan “Oyuncak Adam” adlı şarkıya klip çeken Sine

Büyükaya videoda NTV Spor ve Radyo Eksenden arkadaşları eşlik etti. Maçka Küçükçiftlik Parkta yapılan ve sempatik görüntülerin ortaya çıktığı çekimlerde yönetmenliği Dağhan İş üstlendi.NTV

Spor radyo ve Radyo Eksende de bir radyo programı yapan genç isim su

sıralar kanalda “Sahaya Çık” adlı projede İbrahim Kutluay ile birlikte

NTV Spor ekranında gözüküyor ve ve kanalın önemli yüzlerinden biri.Kuruluşundan

itibaren NTV Spor ve NTVde spikerlik yapan Sine Büyüka ile çok

konuşulan klip ve şarkı sürprizi hakkında şarkının yayınlandığı gün olan

22 Temmuzda konuştuk. Sine Büyüka pek değil, hiç de dışarıdan

görünen, önyargılarla oluşmuş bir profilde insan değil. Çoğu kişi onun babası Şansal Büyükanın kanatları

altında olduğu için çok avantajlı olduğunu düşünüyor ama Sine Büyüka her zaman

yaptığı işte kendi eksiklerini tamamlamak, kendini geliştirmek için çaba

gösteren biri. Özel hayatında da onu yakından tanıyanlar

dostluğunu, insanlara ve hayata bakışını ve kalbinin oldukça

değerli olduğunun farkında. İkonlar yan yana eklendiğinde ve

sektörde onun konumuna paralel kişilerin yapıları ve beğenilmeyen,

antipatik görünen yanları düşünüldüğününde Büyüka hızla onlardan

sıyrılıyor ve onu takdir edenler bu samimiyetin onu çok daha iyi yerlere

taşıyacağı görüşünde…Bu kısa girizgahın ardından sizleri Sine Büyüka mini-röportajı ile baş başa bırakıyoruz…- Kısaca şarkı hakkında bahsedebilir misiniz? Ve planlar…”Şarkıyı

bundan üç sene önce, 2007de yazdım. O zaman aklımda bu şarkıyı

yayınlamak yoktu. Tamamen özel, duygusal nedenlerle yazmıştım. Sonra

parçayı dinleyen spiker arkadaşım Emre Gönlüşen, bunu kaydedelim dedi ve

stüdyoya girip bir demo yaptık. Fakat ortaya çıkan rock soundunun

şarkının naifliğine yakıştıramadım nedense ve evde Garagebandde kendim

bir aranjman yaptım. Arkasından Toni Cottura isimli prodüktöre ulaştık

ve kendisi de aklımdaki soundu anlayıp böyle bir düzenleme yaptı. Kısmetse bu sonbaharda üç-dört şarkılık bir EP yayınlayıp, önümüzdeki sene sonbaharda albümü tamamlamış olmak istiyorum.”-

Alman prodüktör Toni Cottura Back Street Boys, NSYNC gibi grupların bazı

şarkılarında düzenlemeler yapmıştı ve yanılmıyorsam halen daha Justin

Timberlake ile de dirsek teması içinde. Şarkı yazmak ve söylemek fikri

nereden çıktı? “Ortaokuldan beri okulumda korodaydım;

hatta Öykü-Berkteki Öykü koro arkadaşımdı. Daha o zamandan Öykünün

müthiş bir sesi ve yeteneği vardı. Sonra üniversite hazırlık

dönemlerinde müzikle arama mesafe girdi maalesef. İş hayatında

Gece-Gündüz, Radyo Eksen ve Billboardda aktif olarak tekrar müzik

dünyasının içine girince, dünyada beni en çok mutlu eden şeyin müzik

olduğuna şüphem kalmadı. Tüm yeteneksizliğime rağmen zaten gitar

çalıyordum. Piyano ve vokal dersi de almaya başladım. Bu arada ProLogic

ve Garageband öğrenip ufak bir ev stüdyosu kurdum ve şarkılarımı,

altyapılarımı yazmaya başladım. Önce bunları paylaşmakta tereddüt ettim

ama insanın sevdiği şeyleri yapabilmesi çok büyük bir lüks ve bunu

düşünerek yazdıklarımı insanlarla paylaşmak istedim. Çok

yetenekli bir sürü müzisyen arkadaşım var. Olağanüstü başarılı yüzlerce

müzisyeni izledim sahnede. Yetenek nedir biliyorum, bu yüzden

müzisyenlikte hiçbir iddiam yok. Sadece elimden gelenin en iyisini

yapıyorum ve bu işi çok sevdiğim için eksiklerimi tamamlamak adına çok

çalışıyorum.”

“PLATONİK HAYRANLIK DUYDUĞUM BU KİŞİ…”

-Şarkı anlatsa da Oyuncak Adam kimdir? Zor bir soru olsa da bir özlem mi, yoksa gerçek biri mi…”Oyuncak

Adamı aslında bundan üç sene önce tanıştığım birinden esinlenerek

yazdım. Platonik bir hayranlık duyduğum bu kişi eğer hayatımda olsaydı,

nasıl bir insan olurdu acaba? diye düşününce, nedense içim bu

duygularla doldu. Belki de yaşayıp görsem hayal kırıklığına uğrardım ama

ne mutlu bana ki hala aynı şekilde hissediyorum!-

Bu soruyu eminim herkes soracak ama ilk ben yönelteyim ve boyum uzasın:

Spikerlik mi? Müzik dünyası mı? Veya başka bir şey. Esasen kalbinizdeki

nedir? “Spiker şarkıcı oldu” başlıkları görüyorum etrafta pek

inandırıcı bulmuyorum açıkcası.

“Öncelikle müzik benim için

paraya, şöhrete ya da başka bir şeye giden bir araç değil. Müzik benim

için amaç, sebep! Biraz arabesk olacak belki ama müzik soluduğum hava,

içtiğim su, uyuduğum uyku, dertleştiğim dost, hayatımın özeti… Beni

dünyada müzikten daha mutlu eden hiçbir şey yok. Sevdiğim grupların

peşinde senelerce dünyayı gezdim. Ömrüm konserlerde geçti. Sakin, Ars

Longa, Neon, Mai gibi gruplar henüz 20 kişiye çalarken, ben evden kaçıp

tek başıma Peyoteye, Crimsona giderdim. Sayısız müzisyenle röportaj

yaptım. Kings of Leonun korumalarına yarım saat yalvarmışlığım var.

Röportaja yetişmek için kar altında 2 kilometre yürümüşlüğüm,

Beşiktaştan Kuruçeşmeye (gülerek, sizin de tanık olduğunuz gibi) depar atmışlığım var!” – Evet

en son Massive Attack konserinde ilginç bir şahitlik içindeydim. O

koşuşu unutmak ve koşarken “Selam” diye bağırışı unutmak pek mümkün

olmaz artık diye düşünüyorum.”Bir gün bir konserde

öleceksin diyorlar, inşallah diyorum. Sahne önünde Interpol

dinlerken hüngür hüngür ağlayan, vücuduna kalp içinde nota dövmesi

yaptırmış bir insanım. Her eleştiriye saygı duyuyorum ama kabul

etmeyeceğim tek şey, canım sıkıldığı için müziğe el attığım şeklindeki

yorumlar. Bu insanları biraz araştırmaya, bu kız daha önce neler yapmış

diye biraz internette gezinmeye davet ediyorum. Spor

da tabii ki hayatımın çok önemli bir parçası. Umarım hiçbir zaman tercih

yapmak durumunda kalmam. Ama müziğin yanına da hiçbir şeyi koyamam.

Müzik benim için hayat.”"SPİKER ŞARKICI OLDU” OLSAYDI, 10 TANE ALBÜM YAPMIŞTIM -Merak edilenlerden biri, babanız Şansal Büyükanın bu projeye tepkisi ne oldu?Babamın

doğal olarak korkuları vardı. Açıkçası beni çok desteklediğini ya da

müzik yapmama çok hevesli olduğunu söyleyemeyeceğim. Ailemi

sakinleştirmek, onların korkularını gidermeye çalışmak, onları kırmadan

kendi doğru bildiğim yolda ilerlemek başlı başına çok zor bir uğraştı

zaten. Bu süreçte çok zorlandığım zamanlar oldu. Her şeyi kendi

çabamla, arkadaşlarımın yardımıyla, imece usulü, ailemi maddi ya da

manevi olarak bu projeye dahil etmeden gerçekleştirdiğim için bir yandan

da çok mutluyum. Sadece plak şirketi konusunda bir hassasiyetleri

vardı, ona da saygı gösterdim. Bir tanecik şarkının dinleyiciye ulaşması

3 sene sürdü. Spiker şarkıcı oldu durumu olsaydı, çoktan 10 tane albüm yapmıştım.

-

Müzik ile bir hayli iç içe olduğunuzu biliyorum. Ayağınızı kaydıran

gruplar veya müzisyenler diye bir soru sorsak listenin ilk üç sırasına

kimi koyardınız?(Gülerek)

“Ayağınızı kaydıran gruplar iyiymiş! Buna aslında şimdi uzuuuun bir

liste yapmak lazım ama üç taneyle sınırlandırmak gerekirse…En başta ilk

kez Hakan Tamarın bana dinlettiği Interpolu koymam gerek! Hayatımı

kaydırdılar gerçekten! Silversun Pickups, birkaç senelik olsalar

da hayatımda ciddi yer kaplayan bir grup. Onun dışında kimse benden

beklemese de My Chemical Romancei söylemeden geçemem çünkü müziğin

hayatıma profesyonel anlamda tekrar girmesinde önemli rol oynadılar. Elime

gitarı ilk kez Master of Puppets solosunu dinledikten sonra almıştım.

Tabi ben nere, Master of Puppets solosu nere?! Seneler sonra tekrar

Three Cheers for Sweet Revengei dinleyince aldım.”

SPOR MÜDÜRLERİNE MESAJ…-

Mini röportajımıza müzik ile başladık, alışkanlık kadar mecburiyetten

de spor dünyası ile bitirelim. Spor medyasında sizce bugün en büyük

sorun nedir?”Spor medyasındaki en büyük sorun… Spor

medyasının görevi bilgi vermek ve eleştirmek tabi ki… Ama ikisini de

yaparken bazen bilgi kirliliğinin önüne geçilemiyor ya da eleştirinin

dozu kaçıyor. Araştırmacı gazetecilik ve objektiflik bence spor

medyasının olmazsa olmazları. Bir ihtilaf durumunda objektif olup her

iki tarafın görüşlerine yer veren, bir konuya takılıp o konuyu enine

boyuna araştıran, haberini takip eden ve sonuna kadar giden çok iyi

gazeteciler de var. Takım tutsa dahi, bir takımın yazarı olsa

dahi, korkusuzca ve objektif olarak kendi bildiğini yazabilmek ve

konuşabilmek cesaretine sahip olan gazetecilerin sayısının artması, yeni

jenerasyondan da bu tarz gazetecilerin daha çok çıkması, spor

müdürlerinin böyle muhabirlere daha çok şans vermesi, spor medyasını

iyice rahatlatır bana göre…”- Çok teşekkürler. Umarım hayatınızdaki sürprizler hep iyi yönde olur ve size yardımcı olur. “Ben teşekkür ederim…”Sine Büyükanın kendine ait bir twitter hesabı (twitter.com/rock_n_doll ve kişisel bir internet sitesi (www.sinebuyuka.com) de bulunuyor.İZLEMEK İÇİN TIKLAYINOyuncak AdamSöz – Müzik: Sine BüyükaDüzenleme: Toni Cottura Yönetmen-Sinematografi-Editor: Dağhan İşYapımcı: Defne TuraçYardımcı yönetmen: Ezgi SönmezIşık-Teknik: Engin AltıntaşYapım sorumlusu: Cihan Abdullahoğlu HABER-RÖPORTAJ: Esat DERGİ

Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.