‘Yaşam’ kategorisi için Arşiv

Suriye ile ilgili ne gerekiyorsa yapılacak

Pazartesi, 06 Şubat 2012

Bülent Arınç katıldığı bir TV programında Suriye’ye askeri müdahale istemediklerini ancak ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi.

Güncelleme:06 Şubat 2012 05:50

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Suriye’deki olaylarla ilgili ne gerekiyorsa yapacaklarını ancak askeri müdahalenin Türkiye için bir seçenek olmadığını belirtti. Suriye’de yaşananlara karşı milletlerarası, Birleşmiş Milletler’in alacağı kararların ve Arap Birliği’nin alacağı kararların uygulanması gerektiğini ifade eden Arınç “Birileri zaten dış müdahale bekliyor. Suriye’deki yönetim de halkını bununla aldatıyor” dedi.

Arınç, katıldığı bir TV programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suriye’de hemen hemen bir yıldan beri büyük bir vahşet yaşandığını anlatan Arınç, masum insanlara silah doğrultulduğunu söyledi.
Haberin devamı ↓reklam

En son Mevlit Kandili akşamında Humus’ta resmi kayıtlara göre 337 ölü, bin 500′e yakın yaralı olduğunu belirten Arınç, bir şehrin kuşatıldığını, akşam ezanında minarelerden sala verilirken bombalandığını, kadınlar, çocuklar, gençler ve erkeklerin öldüğünü bildirdi.

YÜZYILIN EN BÜYÜK KATLİAMLARINDAN
Arınç, bunun belki son yüzyılda yaşanan büyük katliamlardan birisi olduğunu ifade ederek, ”Bunun sorumlusu Esad ve onun ordusu. Bu çok açık. Böyle bir vahşetin yaşanacağını baştan tahmin ediyorduk. Çünkü Lazkiye de ramazan günü bombalanmıştı, denizden bombaladılar Lazkiye’yi. Bunun dışında Hama kuşatıldı, sokaklarda insanlar vuruldu ama böylesine büyük sayıda toplu katliam yaşanmamıştı” diye konuştu.

‘SURİYE’NİN ANLAYACAĞI DİLDEN KONUŞUYORUZ’
Bu yüzden bir yıla yakın zamandır Suriye’yi anlayacağı dil ne ise o kanaldan ikaz ettiklerini kaydeden Arınç, ”Yeri geliyor tehdit ediyoruz, yeri geliyor ‘yapmayın, etmeyin, halkın taleplerini dinleyin, seçime gidin, belki siz seçilirsiniz ama demokrasiyle bu işten kurtulacaksınız, vatandaşla karşı karşıya gelip ona zulmetmek sizi abat etmez’ diyoruz. Onlar bize kızıyorlar” diye konuştu.

MUHALEFETE GÖNDERME
Arınç, muhalefetten de tepki geldiğine işaret ederek, şöyle devam etti:
”İşin kötüsü CHP de bize kızıyor, MHP de bize kızıyor. ‘Siz ne karışıyorsunuz Suriye’ye, bu Suriye’nin iç meselesi’ diyorlar. Suriye’nin iç meselesi olduğu kadar bizim de meselemiz. Aynı coğrafyada yaşıyoruz, iki taraftan akrabalarımız var. En azından insan hakları ihlallerine karşı Türkiye sesini yükseltmesin mi? Bu Suriye’de değil de başka bir ülkede olsaydı sessiz mi kalacaktık? Ama burayla sınırız, 800 kilometre sınırımız var. Suriye’nin güvenliği aynı zamanda bizim güvenliğimiz. Her açıdan bizim güvenliğimiz. Dolayısıyla oradaki yönetimi doğru yola çekmek için çaba sarf eden hükümetimize karşı CHP kendi içinden heyetler gönderdi, neredeyse Esad ile samimi pozlar verdiler, Türkiye’ye döndüler ‘Siz ne hakla Suriye’ye laf söylüyorsunuz’ diye bize çattılar. MHP aynı şekilde, en son bütçe konuşmamız içinde sayın Şandır, Suriye konusunda bizi suçladı.”

KILIÇDAROĞLU SUSKUN
Bu katliamın üzerinden iki gün geçtiğine dikkati çeken Arınç, şunları kaydetti:
”Basın danışmanıma sordum ‘Kılıçdaroğlu’ndan bir açıklama var mı? Bu olaydan duyduğu üzüntüyü ifade eden basit bir cümle duydun mu?’ dedim. ‘Şu ana kadar duymadım’ dedi. ‘Sayın Bahçeli’den iki günden bu yana Suriye’de yaşanan bu vahşet için oradaki halkla dayanışmasını gösteren bir cümle duydun mu?’ dedim. ‘Duymadım’ dedi. Biz ne kadar haklıymışız meğerse. Suriye yönetimine karşı görevimizi yaparken bir taraftan bu şantaj değil, baskı değil, ‘yanlış yapıyorsun, halkına silah çekme.’ Sniperler var, tek tek adam öldürüyor, toplar var şehirleri bombalıyor. Bu bir vahşettir.

RUSYA VE ÇİN’İN VETOSU
Bütün dünya buna duyarsız diyeceğim, değil. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Suriye’ye karşı yaptırımları öngören ve Esad’a ‘çekil’ mesajı verecek karar tasarısı oy birliğiyle çıkıyor ama Rusya ve Çin veto ediyor. Bu da ayrı bir ayıp. Rusya ve Çin’in Suriye’de yaşanan bu olaylar karşısında kılı bile kıpırdamıyor. ‘Peki, Rusya ve Çin Müslüman değiller, onlar çok da uzakta, ‘onlara ne Suriye’de yaşananlardan’ diyebilirsiniz. İran’dan ses çıkmıyor, adı İran İslam Cumhuriyeti. Bu nasıl Müslümanlık, bu nasıl Müslüman kardeşliği. Sen orada korunmasız insanların öldürülmesi karşısında bir söz söylemeyecek misin? İran’daki Maliki bir söz söylemeyecek misin? Lübnan’daki Mitaki sen bir şey söylemeyecek misin kardeşim? Aralarında başka türlü bir dayanışma var. Bu İslam’da olmayan bir şeydir. Türkiye her zaman mazlumdan yana olduğunu bir kez daha gösterdi ve şu anda Suriye’de yaşananlara karşı sadece sesini yükselten ve mazlumlarla dayanışma içinde olduğunu gösteren Türkiye var, bundan dolayı herkes iftihar etmeli.”

ASKERİ MÜDEHALE OLACAK MI?
Başbakan Yardımcısı Arınç, ”Türkiye’nin tavrı bundan sonra ne olur, askeri müdahale olabilir mi?” sorusuna ise ”Ne gerekiyorsa yapacağız. Hayır, askeri müdahale bizim için bir seçenek değil” yanıtını verdi.

”Laiklik ayrıştırıcı değil birleştiricidir”

Pazartesi, 06 Şubat 2012

Başbakan Erdoğan’dan çarpıcı Laiklik mesajı

Güncelleme:05 Şubat 2012 23:36

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin geçmişten gelen büyük medeniyet birikimiyle farklı kültür, din, mezhep ve anlayışların barış içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olduğunu belirterek, bu medeniyet birikimiyle uyum arz eden bir laiklik yorumunun birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyüşün teminatı olmaya devam edeceğini bildirdi.

Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na girişinin 75. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Laiklik ilkesinin tıpkı demokrasi ve sosyal hukuk devleti kavramları gibi cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer aldığını ve 75 yıl boyunca cumhuriyetin bütün değerleri, demokrasin bütün kazanımları gibi Türk milletinin ortak paydası olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

”75 yıllık tecrübe göstermiştir ki laiklik ilkesi, cumhuriyetimizin demokratikleşme çabalarıyla en ideal ve modern anlamda sosyal bir hukuk devleti olma gayretleriyle bir arada ele alındığında ülkemizin ilerlemesi, kalkınması, barış, huzur ve istikrar içinde geleceği şekillendirmesi noktasında hayati bir önemi haizdir. Laiklik, ayrıştırıcı değil birleştirici, baskıcı değil özgürleştirici, tek tipleştirici değil hoşgörülü bir yorumla uygulandığında demokrasiye güç katmış, ekonomiye, dış politikaya, sosyal hayata ivme kazandırmıştır. Türkiye, geçmişten gelen büyük medeniyet birikimiyle farklı kültürlerin, farklı dinlerin, farklı mezhep ve anlayışların barış içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Bu bakımdan, medeniyetimizle ve medeniyet birikimimizle uyum arz eden bir laiklik yorumu, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyüşümüzün de teminatı olmaya devam edecektir. Bu düşüncelerle laikliğin anayasal ilke olarak kabul edilişinin 75. yıl dönümünü kutluyor, tüm vatandaşlarımı sevgiyle selamlıyorum.”

Batman’da BDP binasına silahlı saldırı

Pazartesi, 06 Şubat 2012

Saldırganlar, belediye binası ile BDP il binasına pompalı tüfekle ateş açtı.

Güncelleme:06 Şubat 2012 02:04

Batman Valiliğinden yapılan açıklamada, bugün (dün) saat 20.00 sıralarında, Batman Belediyesi ile BDP İl Başkanlığı binasına pompalı tüfekle ateş açıldığı, olayla ilgili olarak A.Ü. ile F.Ç’nin gözaltına alındığı belirtildi.

Açıklamada, ”Şahıslar, alınan ilk ifadelerinde, özetle, kendilerine ait iş yerlerinin olaydan bir saat önce molotofkokteylli ve taşlı saldırıya uğradığını, bundan dolayı BDP ve belediyeyi sorumlu gördüklerini ve bu eylemi gerçekleştirdiklerini beyan etmişlerdir. Olayda can kaybı ve yaralanma olmamıştır. Konuyla ilgili adli işlemler devam etmektedir” denildi.

BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, gazetecilere yaptığı açıklamada, saldırı sırasında binada toplantı halinde olduklarını belirterek, ”6 el kadar ateş açıldı. Kurşunlar belediye binasının duvarına isabet etti. Saldırı bilinçlidir, 3 kişi tarafından yapıldığı söyleniyor. Pompalı tüfekle ateş edilmiş ve bir kişi de yerden boş kovanları toplamış, bilinçli bir şekilde kaçmışlar” dedi.

Türkiye’ye karşı dava açmayı engelleyen karar

Pazartesi, 06 Şubat 2012

İtalya’daki mahkemelerde Almanya’ya karşı açılan davaların Adalet Divanı’ndan dönmesi, Ermeni iddiaları nedeniyle farklı ülkelerin mahkemelerinde Türkiye’ye karşı açılacak davalarda emsal olabilir

Güncelleme:06 Şubat 2012 05:15

İtalya’daki mahkemelerde, Almanya’nın 2. Dünya Savaşı döneminde işlediği suçlar nedeniyle açılan davalar Birleşmiş Milletler’in yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı’ndan döndü. Almanya’nın, bir ülkenin yaptığı eylemlerden dolayı, bir başka ülke mahkemesinde dava açılmasının “yargı bağışıklığı” ilkesine aykırı olduğu yönündeki itirazı, Adalet Divanı tarafından kabul edildi. Divan, insanlığa karşı işlenen suçlarda bile usul kurallarının öncelikli olduğuna işaret ederek, bir başka ülkedeki yerel mahkemenin, farklı bir ülkenin eylemlerini yargılayamayacağına hükmetti.

Karara göre, ilerleyen yıllarda Ermeni soykırımı iddiaları nedeniyle farklı ülkelerin mahkemelerinde açılacak davalara karşı Türkiye de aynı gerekçeyle Uluslararası Adalet Divanı’na başvurarak, sonuç alabilecek. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, karar için, “Karar, Fransa’daki Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa nedeniyle açılacak davalarla ilgili değil. Çünkü onlar kendi ülkelerindeki bir eylemi yargılamayı tartışıyorlar. Ancak Ermenilerin 1915’te uğradıkları zararlara karşı başka ülkelerde Türkiye aleyhine dava açmalarının önlenmesi açısından karar büyük önem taşıyor” dedi.
Uluslararası Adalet Divanı, 3 Şubat’ta, sonuçları Türkiye’yi de ilgilendiren önemli bir karara imza attı.

Almanya’nın İtalya itirazı
Almanya, bir süre önce, İtalya’daki yerel mahkemelerde, 2. Dünya Savaşı’nda insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle açılan davaların hukuka aykırı olduğunu belirterek Divan’a başvurdu. İtalya, Divan’a yaptığı savunmada, şikayet konusu başvuruların, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman devleti tarafından yaşam hakkı ihlal edilmiş kişiler ile Almanya’ya zorla götürülmüş ve savaş esiri kategorisine sokulmadan zorla çalıştırılmış kişilerin yakınlarının İtalya’daki mahkemelere başvurusu üzerine açıldığını bildirdi.
İtalya, suçların “insanlığa karşı suç” kategorisinde olması nedeniyle mahkemelerin yargılama yaparak Almanya aleyhinde kararlar verdiğini ifade etti. Almanya ise Yunanistan’da da benzer davalar açıldığını ve mahkemelerin Almanya aleyhine kararlar verdiğini ancak bu kararların uygulanmaması üzerine Yunan vatandaşlarının da İtalya’daki mahkemelere başvurduğunu bildirdi.  İtalya’daki mahkemelerin bu tavrıyla uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten Almanya, uluslararası hukuka göre oluşturulan fonlarla 2. Dünya Savaşı dönemindeki zararların telafisi için çaba gösterildiğini, bunun dışında yerel mahkemelerin verdiği kararların yargı bağışıklığına aykırı olduğunu kaydetti.

Devlet diğer ülkede yargılanamaz
Divan, 3 Şubat’ta Almanya’nın başvurusunu karara bağladı. İtalya’nın, uluslararası hukukun temel kurallarının ağır biçimde ihlal edilmesinin ve insanlığa karşı suçların yargı bağışıklığı kuralının istisnasını oluşturduğu görüşünü yerinde bulmayan Divan, yargı bağışıklığı kuralının istisnasının olamayacağına hükmetti.
Usul hükümlerinin önemine işaret eden Divan, insanlığa karşı işlenmiş suçlarda bile bir başka devletin eyleminin farklı bir devletin yerel mahkemesinde görüşülemeyeceğini vurguladı.

Türkiye’nin yararına emsal niteliğinde
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Kerem Altıparmak, kararın bütün ülkeler açısından önem taşıdığını belirterek, Ermenilerin 1915’te uğradıkları zararlar nedeniyle farklı ülkelerde dava açma olasılığı nedeniyle Türkiye açısından ayrıca önemli olduğunu vurguladı. Altıparmak, Türkiye’nin, farklı ülkelerde açılacak olası davalara karşı kararı emsal göstererek Divan’a başvuru yapabileceğini kaydetti. Altıparmak, “Karar, Fransa’daki Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa nedeniyle açılacak davalarla ilgili değil. Çünkü onlar kendi ülkelerindeki bir eylemi yargılamayı tartışıyorlar.

Ancak, Ermenilerin 1915’te uğradıkları zararlara karşı başka ülkelerde Türkiye aleyhine dava açmalarının önlenmesi açısından karar büyük önem taşıyor” dedi. Buna göre, Türkiye, açılacak olası davalarda, farklı ülkelerin yerel mahkemelerin safdışı bırakılarak konunun uluslararası mahkemeler tarafından görüşülmesi gerektiğini belirtebilecek ya da uluslararası komisyonların konuyu karara bağlamasını isteyebilecek.

İşte yeni Van

Pazartesi, 06 Şubat 2012

Van’ı vuran 7.2 ve 5.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından geçici olarak çadırlarda barınan depremzedeler gönderilen 28 bin 500 konteynerle kurulan konteyner kentlere yerleştirildi.

Güncelleme:06 Şubat 2012 06:54

Van Valisi Münir Karaloğlu, yakından takip ettiği çalışmaları bu kez havadan inceledi. Yaklaşık 2 saat konteyner kentlerin bulunduğu bölgelerde helikopterle dolaşan Vali Karaloğlu, konteynerlerin yüzde 85’inin dolu olduğunu söyledi. Van’da 29 Erciş’te 5 olmak üzere 34 konteyner kent oluşturulduğuna dikkat çeken Vali Karaloğlu, “117 bin insanımız konteynerde kalıyor. Evi yıkık ve ağır hasarlı olanları konteynerlere yerleştiriyoruz. Çadırlarda kalan vatandaşlarımızı da soğuk kış şartlarından kurtarıp konteynerlere taşıyacağız. Bu konuda çalışmalarımız aralıksız sürüyor” dedi. Karaloğlu, daha sonra depremde hasar gören köylerde de incelemelerde bulundu. Pirgarip Köyü’ne giden Vali Karaloğlu, ilk olarak İstanbul Esenler Belediyesi’nin aşevini ziyaret etti ve sırada bekleyen depremzede köylülere yemek dağıttı. Karaloğlu, konutların en kısa sürede teslim edilmesi için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi.

Çadırda 7 bin 500 kişi
VAN’da depremzedeler, gündüzleri sıfırın altında 2, geceleri ise sıfırın altında 15 dereceye kadar düşen soğuklarla mücadele ediyor. Yapılan çalışmalar sonrası çadırlarda yaşayan 117 bin kişi konteyner kentlere nakledilirken, hâlâ 6 çadır kentte 7 bin 500 kişi yaşamını sürdürüyor

TEDAŞ istedi, mahalleli kazdı

Pazar, 05 Şubat 2012

Diyarbakır’da TEDAŞ arızası giderilsin diye mahale sakinleri kazma ve küreklerle sokaklarda yaklaşık 200 metrelik yeri kazdı.

Güncelleme:05 Şubat 2012 14:23

Diyarbakır’ın merkez Sur İlçesi’nde sık elektrik kesintileri görülürken, yeraltına alınan elektrik şebekesinde oluşan arıza nedeniyle günlerce karanlıkta kalan ailelerin başvurduğu TEDAŞ ekipleri, arıza olan sokak arasındaki yüksek gerilim hattının geçtiği yerleri kendilerinin kazması halinde arızanın daha kısa sürede giderileceğini söyleyince kazma kürekleri alarak kazıya başladı.
Merkez Sur İlçesi’nin en yoksul kesimlerinden Mardinkapı semtindeki Savaş Mahallesi Yumurtacı Sokak’ta oturanlar karanlıktan kurtulmak için 2 günden bu yana kazı yapıyor. Yaklaşık 4 ay önce yeraltına alınan elektrik şebekesinde sık meydana gelen arızalar nedeniyle ektrikleri kesilen abonelerin, başvurularına rağmen sorun giderilmedi. Bazı kişiler aldıkları gıda maddelerinin bozulmaması için evlerinin soğuk olan balkon ve damlarda koruma altına alırken, bir bölümü çocuklarını elektriklerin bulunduğu başka semtlerdeki yakınlarının yanına gönderdi. Şikayetlerin artması üzerine mahalleye gelen TEDAŞ arıza ekipleri yeraltına çekilen şebekenin bazı bölümlerinde arıza tespit etmesine rağmen bunun giderilebilmesi için yeterli ekip bulunmadığını belirterek, “Kazı ekiplerimiz yetersiz. Size sıra 15 günde ancak gelir. Arızanın bulunduğu yerleri kazarsanız, biz de gelip kabloları yenileriz” dediği öne sürüldü. Mahale sakinleri bunun üzerine gece yarılarına kadar çalışarak 2 günde kazma ve küreklerle sokaklarda yeraltı yüksek gerilim hattının geçtiği ana trafo yanına kadar yaklaşık 200 metrelik yeri kazdı.
Savaş Mahallesi Muhtarı Ahmet Şen, 6 günden bu yana mahaleleye elektrik verilmemesi nedeniyle perişan olduklarını belirterek, şöyle dedi:
“TEDAŞ’a başvurduk. Ekipler gelip ölçüm yaptı ve yer altındaki kabloda arıza olduğunu söyledi. Başta ’10 metrelik yerde arıza var’ dediler.10 metrelik yeri kazdık gelip tekrar ölçüm yaptılar ve kablo bağlandı. Ancak, yine arıza oldu. Tekrar gelip ölçüm yaptılar sonra ’Yer altından geçen kabloların tamamı yanmış. Arızanın giderilmesi için 15-20 gün gecikebiliriz. İmkanınız varsa kendiniz kazın’ dedi. Belediyeden kepçe istedik vermediler. Biz de işe koyulduk. İki gündür gece-gündüz çalışarak yüksek gerilim hattının geçtiği sokakları kazdık. Elektrik hattı 2 ayda nasıl arıza verir? aşırı yüklenmeden olduğunu söylüyorlar. Bu doğru değil. Firma kaliteli kablo kullanmadığı için bunlar oldu. Tehlikeli olmasına rağmen karanlıktan kurtulmak için mecburen kazdık.”
Mahalle sakinleri yarın okulların açılacağını ancak çocukların her gece karanlıkta kalmaması için çalıştıklarını söyledi.
TEDAŞ Diyarbakır İl Müdürü Nihat Nurbaki ise, elektrik sorununun giderilmesi için sürekli çalışma içinde olduklarını, bu konuyla ilgili kendisinin bilgi bulunmadığını ve araştırma yapacağını söyledi.

PKK’nın ‘A Takımı’na ilk soruşturma

Pazar, 05 Şubat 2012

PKK’nın A takımına soruşturma açılmadığını belirleyen savcılık, Murat Karayılan, Cemil Bayık, Fehman Hüseyin’in de aralarında bulunduğu PKK yöneticisi 7 kişiye soruşturma açtı.

Güncelleme:05 Şubat 2012 14:29

Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, KCK Yürütme Konseyi’nin 7 üyesine soruşturma başlattı. Murat Karayılan, Cemil Bayık, Fehman Hüseyin’in de aralarında bulunduğu A Takımı’nın verdiği eylem talimatları tek tek araştırılıyor. Soruşturma sonunda A Takımı hakkında yakalama kararı ve kırmızı bülten çıkartılacak

PKK’nın Kandil sefaleti görüntüleri

Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, KCK soruşturmasında BDP’li siyasiler de dâhil pek çok kişi hakkında işlem yapıldığı halde A Takımı’na yönelik herhangi bir adli işlem yapılmaması üzerine harekete geçti. Savcılık, KCK Yürütme Konseyi’nin üyeleri Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Ali Haydar Kaytan, Fehman Hüseyin ve Avrupa Sorumlusu Sabri Ok hakkında inceleme başlattı.

Yetkililer; bu kişilerin, aranmadıkları için yakın bir geçmişe kadar Türkiye’ye gelip dolaşabilecek ve ellerini kollarını sallayarak gidebilecek durumda olduklarını söylediler. Savcılık, soruşturma başlattığı için bu ihtimal ortadan kalktı. SABAH Özel İstihbarat Bölümü’nün edindiği bilgilere göre Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Görüşen, soruşturmadaki bu eksikliğin farkına varınca İmralı Cezaevi’ndeki PKK Lideri Abdullah Öcalan dışındaki PKK-KCK üst yönetiminin bütün üyeleri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 302, 314/1 ve 220/5 maddelerine göre soruşturma açtırdı. Soruşturma, kayıtlara 2011/1270 no ile girdi. TCK’nın 302′nci maddesinde yer alan 3 fıkrada “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” başlığı altındaki suçlar düzenleniyor. Devlete yönelik bu terör suçları için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülüyor. TCK’nın silahlı örgüt başlığı altındaki 314/1′inci maddesinde ise, “Silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” deniliyor. TCK’ya, 1 Haziran 2005′te yapılan bir düzenlemeyle terör örgütü yöneticilerinin cezalarını ağırlaştıran bir fıkra eklendi. Bu fıkra, TCK’nın 220′nci maddesinin 5′inci fıkrası idi. Bu fıkrada “Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” deniliyor.

ÖCALAN SORUMLU TUTULMUYOR

Bu hüküm doğrultusunda Karayılan’dan başlayarak PKK yöneticileri, kentlerdeki küçük çaplı molotof saldırılarından çok sayıda şehidin verildiği Çukurca saldırısı gibi büyük eylemlere kadar bütün terör saldırılarından sorumlu tutulacaklar. Bununla birlikte Öcalan, cezaevinde olduğu ve talimat vermediği için saldırılardan sorumlu tutulmuyor.

TALİMATLAR ARAŞTIRILIYOR

Görüşen, büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü inceleme sonrasında açılan soruşturmayla ilgili olarak Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cemil Tuğtekin’i görevlendirdi. Soruşturma tüm Türkiye’yi kapsıyor. Bu bağlamda Başsavcılık tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’na gönderilen 29 Kasım 2011 tarihli çok gizli ibareli yazıda, PKK’nın merkez yürütme konseyi üyelerinin, yani A Takımı oluşturan kişilerin kimler olduğunun, hangi talimatları verdiklerinin ve hangi eylemlerden sorumlu olduklarının 81 il emniyet müdürlüğünden sorularak tespit edilmesi istendi. Terörle Mücadele Daire Başkanı Cihangir Çelik, üst düzey KCK’lılar hakkında kapsamlı bir dosya hazırlattı ve savcılığa gönderdi. Polis, PKK saldırılarının tamamını mercek altına aldı. Savcılık, soruşturmasını somut eylemler üzerine kuracak. Soruşturma sonucunda dava açılırsa PKK yöneticileri hakkında yakalama kararı alınacak ve kırmızı bülten çıkarılacak.

İstanbullulara kötü haber

Pazar, 05 Şubat 2012

İç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte, sabah ve gece saatlerinde yer yer sis bekleniyor.

Güncelleme:05 Şubat 2012 14:05

İç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte, sabah ve gece saatlerinde yer yer sis bekleniyor.

İL İL 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU İÇİN TIKLAYIN

HAVA SICAKLIĞI:
Ülkemiz genelinde 2 ila 4 derece artacağı tahmin ediliyor.

RÜZGAR: Genellikle güney ve güneydoğu, Güneydoğu Anadolu’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif arasıra orta kuvvette, Kıyı Ege ile Çanakkale çevrelerinde kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

KAR GERİ GELİYOR
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte sıcak ve güneşli bir hafta sonu geçiren İstanbullulara kötü haber. Meteoroloji’den yapılan son değerlendirmelere göre; İstanbul’da pazartesi çok bulutlu bir hava etkili olurken, Salı günü kar bekleniyor. Aralıklarla sulu kar ve kar şeklinde yağacak karın, çarşamba ve perşembe de etkili olması bekleniyor.

METEOROLOJİ’DEN UYARILAR BUZLANMA VE DON UYARISI: İç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

ÇIĞ UYARISI: Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda eğimin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

KAR ERİMELERİNE DİKKAT: İç ve batı bölgelerde hava sıcaklığındaki artışa bağlı olarak yerdeki kar örtüsünün ani erimesi ile birlikte yaşanabilecek olumsuzluklara (ani sel, su baskını, taşkın vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

BÖLGELERİMİZDE HAVA MARMARA:
Parçalı, zamanla batısının çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Edirne, Kırklareli ve Çanakkale çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Çanakkale, Bozcaada ve Gökçeada çevrelerinde güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin güneydoğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor.

EGE: Parçalı, zamanla Kuzey Ege kıyılarının çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Kıyı Ege’de güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor.

AKDENİZ: Az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor.

İÇ ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor.

BATI KARADENİZ: Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor. Bölgede eğimin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

DOĞU ANADOLU: Az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor. Eğiminin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

GÜNEYDOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Uludere’de şoke eden gelişme

Pazar, 05 Şubat 2012

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ 4 koldan yürütülen ve kısa zamanda sonuçlanması beklenen Uludere olayıyla ilgili görüşünü açıkladı

Güncelleme:05 Şubat 2012 12:34

Hükümet üyelerinin de aralarında bulunduğu birçok siyasetçinin, Uludere’de 34 köylünün yaşamını yitirdiği bombalamanın ardında Ergenekon örgütünün olduğu yönündeki görüşü iflas etti.

Hükümetin etkili isimlerinden Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ “Olayda kasıt yok. Terörle mücadelede zaman zaman kazalar olabilir. Kaza olduğu çok açık. Ben kişisel olarak kaza olduğu yönünde ikna oldum” açıklaması yaptı.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ 4 koldan yürütülen ve kısa zamanda sonuçlanması beklenen Uludere soruşturmasıyla ilgili Habertürk’e konuştu.

Uludere’de 34 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili “Kasıt yok. Böyle bir şey olabilirmi? Devlet bile bile vatandaşını öldürebilirmi” diyen Bozdağ şöyle devam etti: “Terörlemücadelede zaman zaman kazalar olabilir. Kaza olduğu çok açık. BDP yaşananlara seviniyor. Kişisel olarak ben olayda kasıt olmadığı konusunda ikna oldum.”

KÜRT IRKÇILIĞI

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Doğu ve Güneydoğu’daki çalışmalarını da anlatan Bakan Bozdağ terör örgütünün “Camilerde devletin imamları arkasında saf tutmayın” propagandasının tutmadığını söyledi. Bozdağ, “Bölgedeki vatandaşın din bilgisi yüksek, orada âlimler de çok. İslam’ın kurallarına aykırı olan böyle bir şeyi başaramadılar. İslam teröre karşıdır; ölmek veya öldürmek diye bir anlayış yok. Kürt ırkçılığı için birMüslüman hayatını veremez” dedi.

Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesine ilişkin “Bir statü verilebilir; bu inanç ve kültür merkezi olabilir ancak ibadethane olmaz. İslam’ın ortakmabedi camidir” yorumunu yapan Bozdağ Alevilik inancının veya diğermezheplerin Diyanet’te temsili konusunda şunları söyledi:

“Diyanet, Türkiye’yi kucaklayan bir kurum. Yapılanmayı, mezheplere, cemaatlere, tarikatlara göre yaparsanız, en büyük kötülük olur. Atatürk’ün kurduğu en değerli kurumlardan biridir. Pek çok ülkeden gelip, ‘Diyanet yapılanmasını örnek almak istiyoruz’ diyorlar. Rusya’dan Balkanlar’dan, Türk cumhuriyetlerden geliyorlar.”

KAÇAKÇILIK ULUDERE’NİN ALIN YAZISI

Şırnak Uludere’de 34 vatandaşın hava operasyonu sonucu ölümünün ardından bölgeye giden Habertürk TV ekibi Gül yazı Köyü’nde ölenlerin aileleriyle görüştü. Kaçakçılık için “Alın yazısı gibi ” diyen vatandaşlar “Babalarımız yaptı, biz yapıyoruz, çocuklarımız da yapacak” diyor. Köylüler “Mazot, pirinç, şeker getiriliyor. Silah, eroin değil” diyor ve “Doğduğumuzdan beri bu işi yapıyoruz. Bazen 03.30′da herkes görülecek şekilde katırları yüklüyor. Bütün askeri yetkililerin haberi var. Ticaret değil sınır ameleliği. 50 lira için ticaret diyemeyiz. Başka bir iş yok. Sınır da yok. Tel yok, mayınlı arazi yok” diyerek durum tespiti yapıyor. Uludere’de can verenlerin yakınları valilik hesabına yatırılan tazminatla ilgili ise net konuşuyor. Zeki Tosun, “Oğlumu kaybettim. Tazminat söz konusu olunca yaram kanıyor. İlk önce failler bulunsun. Kim yalan bilgi verdiyse devlet bilsin” diyor. Lezgin Alma ise failler açıklanmadığı sürece tazminat istemediklerini söylüyor. Bombardımanın ardından olay yerine koşan Hikmet Alma kardeşinin cesedini nasıl bulduğunu anlatırken gözyaşlarına hâkim olamıyor: Kardeşimle amca oğlu el ele tutuşmuştu. Amca oğlu küçüktü, ona sığınmıştı. Sıkı sıkı elini tutmuş.”

Doğubayazıt savcısı çarşı ortasında vuruldu

Pazar, 05 Şubat 2012

Hakan Kılıç, alışveriş için çıktığı şehir merkezinde silahla vuruldu

Güncelleme:05 Şubat 2012 14:58

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde görevli Cumhuriyet Savcısı Hakan Kılıç’a silahlı saldırı düzenlendi. Ağır yaralanan Kılıç hastaneye kaldırıldı.

Doğubayazıt ilçesindeki bir şarküteriden alışveriş yaptıktan sonra arabasına doğru giden Hakan Kılıç, henüz kimliği belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.

Ağır yaralanan savcı Kılıç, çevrede bulunan vatandaşlar tarafından Doğubayazıt Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Tedavi altına alınan Kılıç’ın hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.