‘Teknoloji’ kategorisi için Arşiv

İphone’unu Elletmek İstemeyenlere!

Pazar, 03 Temmuz 2011

iPhone’unuzu isteyip pilini tüketen arkadaşlarınız sizi çileden mi çıkartıyor? İşte çözümü!

Android’li arkadaşlarınız telefonlarındaki Oyunları değilde iPhone’undaki güzel Oyunları oynamak istediği zaman sinirleniyorsanız bu uygulama tam size göre.

Arkadaşınız, kendi akıllı cebini bırakıp iPhone’unuza saldırıyor ve onu kullanıp pilini tüketiyor. Rahat olun, sadece Play Dead adlı uygulamayı yükleyin ve telefonunuzun kilitlenmiş gibi görünmesini sağlayın. Arkadaşınız telefonunuzu istediğinde bu uygulamayı çalıştırın ve ona telefoununuzun öldüğünü söyleyin.

Facebook Çocuklar için vazgeçilmez oldu

Pazartesi, 18 Nisan 2011

İnternet Kurulu, Çocukların Sosyal Paylaşım Sitelerini Kullanım Alışkanlıklarına ilişkin yaptığı araştırmada ilginç veriler elde etti. Araştırmaya katılan 9-16 yaş arası çocukların tamamının Facebook kullanıcısı olduğu belirtilirken, çocuklar arasında en sık kullanılan paylaşım sitesi yüzde 99 oranı ile Facebook oldu.

İnternet Kurulu, ODTÜ ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı desteğiyle “Çocukların Sosyal Paylaşım Sitelerini Kullanım Alışkanlıkları” araştırma raporunu yayımladı. 9-16 yaş aralığındaki çocuklar üzerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre çocukların yüzde 38,4′ü “her gün bir kere”, yüzde 30′u “her gün bir kereden fazla” ve yüzde 23′ü ise “haftada bir kereden fazla” interneti kullandığını belirtti. Araştırmaya katılan çocukların hepsi Facebook sosyal paylaşım sitesini kullandıklarını söylerken, en sık kullanılan sosyal paylaşım sitesi ise yine yüzde 99 ile Facebook oldu.

Facebook yuva yıkıyor

Cumartesi, 12 Mart 2011

Amerikan Boşanma Avukatları Akademisi’nin (ABAA) araştırmasına göre, beş avukattan dördü mahkemeye sosyal ağ sitelerinden topladığı kanıtları sunuyor. Pazar lideriyse Facebook!

ABAA Başkanı, “Sosyal ağa, daha önce verdiğiniz sözlerle çelişen bir şey postaladıysanız bunu fark edip delil olarak kullanacak kişi ayrıldığınız eşiniz olacaktır” diyor.

Evlilik danışmanı Dr. Steven Kimmons ise, “Eşlerden biri, sosyal ağda okuldan tanıdığı birine bağlandığında, kişi duygusal açıdan uygunsa ilişki başlıyor” diyerek durumu açıklıyor.

Suya düşen cep telefonu nasıl kurtarılır

Perşembe, 17 Şubat 2011

Suya düşen cep telefonları ilginç yöntemlerle kurtarılabiliyor. Islanan telefonların içindeki su, havayla çok fazla temas etmeden hızlı bir şekilde temizlenebilirse cihazın yeniden çalışması mümkün olabiliyor.
Cihazla pil ayrılmalı

Üretici firmaların, garanti kapsamına almadığı ıslanma durumlarında kullanıcının ilk olarak, cihaz fişe takılıysa kısa devre yapmaması için fişi çıkarması değilse aynı riskten dolayı cihazla pilin birbirinden ayırması ardından da SIM kartı çıkartması gerekiyor. Bir çok durumda cihaz ıslansa bile SIM kartlar çalışmaya devam ediyor.

Cihazın pili ve SIM kartı çıkarıldıktan sonra kuru bir bezle hızlı şekilde kurulanması gerekiyor. Cihaz içerisindeki nemin doğal bir şekilde buharlaşması durumunda telefonun “kurtulma” ihtimali daha fazla bulunuyor.
Elektrik süpürgesiyle çekin

Cep telefonunun içerisindeki nemi buharlaştırmanın en iyi yolu, bir elektrik süpürgesi ile içine, ortamdaki havanın üflenmesi ya da çekiş özelliği olan bir elektrik süpürgesi ile içerideki havanın dışarı çıkarılması. Ancak saç kurutma makinesinin kullanılmaması gerekiyor.
Pirinç taneleri ile kurutun

Çoğu saç kurutma makinesi, ‘soğuk üfleme’ modunda dahi ortamdaki havadan daha sıcak bir havayı makinenin içerisine üflediği için entegre ve lehimlere zarar verebiliyor. Bunun sonucunda cihaza pil takıldığı an telefon kısa devre yapabiliyor. Kurulandığı halde içinde hala nem olan cep telefonlarını tamamen kurutmanın en iyi yolu ise pirinç taneleri ile dolu bir kavanozun ortasına koyup ağzını kapatmak ve en az bir gün bekletmek. Pirinç taneleri ortamdaki nemi hızla emebiliyor.

Danature alkol kullanın

Kullanıcıların, saç kurutma makineleri, mikrodalga fırınlar ve doğrudan güneş ışığından kaçınması gerekiyor. Öte yandan cihazların “tuvalete düşürülmediği sürece” de alkolle temizlenmemesi gerekiyor. Solvent içerikli olan alkol, cihaz içindeki plastik bağlantıları eritebiliyor. Bunun yerine hırdavatçılardan temin edebilen “Denature” alkol kullanılabilir.

Telefonunu denize düşürenlerin, cihazı sudan çıkarıp bu sefer tatlı suya bırakmaları daha sonra oradan da çıkarıp kurulamaları gerekiyor. Çünkü tuzlu su barındırdığı kristallerden dolayı cihazın bazı parçalarına zarar verebiliyor.
Gizli işaretler
Birçok kullanıcının, suya düşürdüğü için çalışmayan telefonlarını değiştirmek istemelerinin ardından üretici firmalar, uzun bir süredir cihazın hem dışına hem de içine garanti etiketleri yerleştirmeye başladı.

Su ile temas ettikleri zaman renk değiştiren bu etiketler sayesinde yetkili servis, telefonun içini açmadan dahi suya düşürüldüğünü anlayabiliyor. Birçok telefonun içinde de gizli işaretler bulunuyor. Bu işaretler, telefon ıslandıktan sonra dışındaki etiket değiştirilse bile cihazın ıslandığını tespit edebiliyor.

Bu pantolonlar şarj problemini bitiriyor

Pazar, 02 Ocak 2011

Kullanım alanı gitgide genişleyen güneş enerjisi tekstil sektörüne de girdi. ABD’de merkezli Silvr Lining tarafından tasarlanan, üzerinde iki adet güneş panelli geniş cep bulunan pantolon ve montlar satışa sunuldu.

15 santimetre genişliğinde ve 20 santimetre uzunluğundaki cepleri ile cep telefonu ve mp3 çalar gibi cihazları şarj edecek kadar enerji üretebilen bu giysilerin, günlük yaşamın koşuşturmasında teknolojiden kopmak istemeyenler için ideal olduğu belirtildi.

Pantolon ve montlar, piyasada yaklaşık 900 dolardan satılıyor.

Robot çocuk "iCUB" Türkiyede

Pazar, 01 Ağustos 2010

Türkiyeye 3,5 yaşındaki bir çocuğun hareket özelliklerini taşıyan ve Japonların “Asimo” robotu benzeri iCub isimli “robot çocuk” getirildi.

Robot çocuk, 53 değişik eklemini hareket ettirebilme yeteneğiyle, sadece 34 eklemini hareket ettirebilen Japonların insansı robotu Asimodan çok daha karmaşık yapıya sahip.Avrupa Birliği projesi çerçevesinde geliştirilen 250 bin Avro değerindeki robot çocuktan dünyanın sadece 9 ülkesindeki 20 laboratuvarda bulunuyor.Robot çocuğun yetenekleri, Türkiye ve diğer ülkelerdeki laboratuvarlardaki araştırmacılar tarafından ortaklaşa geliştirilecek.ODTÜ, robotun aynen bir çocuk gibi belli bir gelişimsel süreçten geçip insanlarla iletişim kurmasını sağlamada görev alacak.ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Şahin, yaptığı açıklamada, insansı robot çalışmalarının, dünyada robotik konusunda yapılan en ileri düzeydeki araştırma konuları arasında yer aldığını vurguladı.İnsansı robot alanındaki araştırmaların daha çok Japonyada yapıldığına işaret eden Şahin, AB ve ABDnin ise son 5 yıldır bu alandaki araştırmalara ağırlık verip çalışmaları desteklediğini anlattı.Şahin, AB 6. Çerçeve Programı kapsamında yürütülen “RobotCub” projesinde 3,5 yaşındaki bir çocuğun hareket yeteneklerine sahip olarak “iCub” adlı insansı robot platformunun geliştirildiğini söyledi.İlk aşamada iCub robotlarının geliştirilmesi için yapılan çağrıya 11 ülkeden 31 proje önerisinin geldiğini ve ODTÜnün bu çağrıya verdiği projenin ilk 6ya girerek, her biri yaklaşık 250 bin avro değerindeki robotlardan birini ODTÜye kazandırdığını bildirdi.Yrd. Doç. Dr. Şahin, “iCub” robotunun bütün donanım ve yazılımının “açık kaynaklı” olacağını belirterek, robot üzerindeki tüm geliştirmelerin gelecekte de açık kalmasının bir lisans anlaşmasıyla garanti edildiğine işaret etti.“ÇOCUK GİBİ ZAMANLA ÖĞRENECEK”Robot çocuğun dünyadaki en karmaşık insansı örneklerden biri olduğuna işaret eden Şahin, robotun özelliklerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Robot üzerinde 53 değişik motor, 53 değişik eklemini hareket ettirilmesini sağlıyor. Bu robotun en karmaşık yerlerinden bir tanesi elleri. Parmaklar ve ön kol tek tek hareket edebiliyor. Gözlerinde hareket edebilen kameraları ve kafasında bir bellek içinde işletim sistemi var. Robot gözlerinden gelen görüntüleri ve vücudundan gelen algıları bilgisayarında işleyerek insan gibi hareket edebiliyor.Robot, el, ön kol ve parmaklarını hareket ettirme yeteneği bakımından Asimodan çok daha karmaşık bir yapıya sahip.Çocuğa benzer şekilde yapılmasının nedeni de bir çocuk gibi robotun nasıl öğrenebileceği, zamanla nasıl bir akıllı sistem haline gelebileceğini göstermek. Bu yönleriyle robot, açık bir insansı robot araştırma platformu olarak standart bir platform olmaya aday.”250 bin avro değerindeki robot çocuktan dünyanın sadece 9 ülkesindeki 20 laboratuvarda bulunduğunu bildiren Şahin, her bir ülkenin, robotun farklı bir sistemini geliştireceğini söyledi.Projede, ODTÜnün öğrenme algoritmaları üzerinde çalışacağını ve bunun sonuçlarının iCub sahibi diğer laboratuvarlar tarafından da doğrudan kullanılabileceğini belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “ODTÜ, robot üzerinde, çocuk gibi belli bir gelişimsel süreçten geçip insanlarla nasıl etkili iletişim sağlayabileceği üzerine çalışmalar yürütüyor. Robotumuzu kullanmaya başlayalı daha altı ay olmasına rağmen, şimdiden robot karşısındaki insanın hareketlerini daha hareket bitmeden anlayabilip buna karşılık vermeyi öğrendi. Ayrıca robot, nesnelerle oynayarak hem daha önceden hiç görmediği nesnelerle ne yapabileceğini öğrendi hem de bir çocuk gibi karşısındaki insanın ne yaptığını anlayıp bunları tekrarlama yeteneğine kavuştu.Projemizin sonunda robotumuzla, Kutuyu ver ya da Bardağı kaldır türünden isim ve fillerden oluşan cümlelerle iletişim kurmayı ve robotun daha önceden hiç görmediği nesne ve aletleri kullanabilmesini hedefliyoruz.”Şahin, iCublardan birinin Türkiyeye getirilmesinin önemini ise “Bu robotun ODTÜye verilmesi, ODTÜnün robotik konusunda sahip olduğu yeteneğin ve potansiyelinin göstergesi. Robot çocuğun gelmesiyle ODTÜ, robotik konusunda Şampiyonlar Ligine girdi” sözleriyle anlattı.ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şahin, robot çocuk üzerinde yaptıkları çalışmaların AB 7. Çerçeve Programındaki ROSSI projesi ve bununla ilintili yürütülen bir TÜBİTAK araştırma projesi çerçevesinde destek almakta olduğunu söyledi.ROSSI projesi içinde insan ve maymun beyinleri üzerinde çalışan grupların da bulunduğu 4 ayrı ülkedeki araştırmacılarla beraber çalıştıklarını dile getiren Şahin, ayrıca Japonyada insansı robotlar konusunda ünlenmiş ATR araştırma laboratuvarında çalışan Dr. Erhan Öztop ile sıkı bir iş birliği içinde olduklarını ifade etti.Robot teknolojilerinin gündelik hayatımıza girmeye başladığına işaret eden Şahin, bunların yakın geleceğin en kilit teknolojilerinden biri olacağını belirtti.AB, ABD, Japonya ve Kore gibi ülkelerin robot teknolojilerinin geliştirilmesi için yıllardır çok büyük destekler verdiklerini ve bu konularda çalışan büyük laboratuvar ve merkezler oluşturduklarını ifade eden Şahin, Türkiyenin bu konuda çok zayıf bir konumda olduğunu söyledi.Robotlar konusunda yapılan çalışmaların iyi bir mekatronik altyapıya, deneyimli teknisyenlere ve değişik disiplinlerden gelen araştırmacılardan oluşan büyük gruplara ihtiyaç duyduğunu bildiren Şahin, ulusal düzeyde verilen araştırma desteklerinin yetersiz kaldığını kaydetti.İcub robotu, Almanya Başbakanı Angela Merkele de tanıştırılmış ve robot çocukla Merkelin fotoğrafları basında yer almıştı.İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKTE 100 MÜTHİŞ DUVAR KAĞIDI

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YAKALA

Cumartesi, 24 Temmuz 2010

İklim değişikliğini Türkiye gündemine taşıyacak fotoğraf yarışması Hurriyet.com.tr Kültür Sanat ve British Council (İngiltere Büyükelçiliği Kültür Müsteşarlığı) ortaklığıyla 15 Haziran 2010’da başlıyor.

Cep telefonunuzla bile çekebileceğiniz 2 Megapiksel ve üzeri en az bir fotoğraf ile Türkiye’de iklim değişikliğini yansıtan kareleri yakalayın fotoğrafınızı milyonlarla paylaşın!  Ödüller kazanın!

YARIŞMAYA NASIL KATILABİLİRİM

Hurriyet.com.tr ve British Council el ele vererek değişen iklim konusunda duyarlı herkesi yarışmaya çağırıyor. Yarışmaya katılmak isteyenlerin tek yapması gereken iklim değişikliği konulu fotoğrafları 15 Haziran – 15 Ağustos tarihleri arasında yarışmanın resmi internet sitesinde (www.iklimdegisikliginiyakala.com) ve Hurriyet.com.tr Kültür Sanat sayfasında (hurriyet.com.tr/kultur-sanat) yer alan linkten başvuru formunu doldurarak göndermek.

Yarışmaya katılacak fotoğraflar amatör ya da profesyonel olabilir. Hatta cep telefonu ile çekilmiş 2 Megapiksel ve üzeri bir fotoğraf ile Türkiye’de iklim değişikliğini yansıtan kareleri yakalayan herkes yarışmaya katılarak ödül kazanabilir ve konuya katkıda bulunabilir.

Önemli olan tek şey ise Türkiye’de iklim değişikliğini en iyi yansıtan, bu dramatik gerçeğin yansımalarını en açık şekilde gözler önüne seren fotoğrafları yollamanız. Ön elemeden geçen fotoğraflar 23 Ağustos – 6 Eylül arasında Hürriyet.com.tr okurlarının oylamasına sunulacak.

DERECEYE GİRENLER NELER KAZANACAK

Yarışma 23 Ağustos – 6 Eylül arasında, Hurriyet.com.tr sayfasından yapılacak olan okuyucu oylaması ve yarışma jürisinin yapacağı oylamalar ile doruğa ulaşacak.

Okuyucu oylaması sonrası kazanan fotoğraf, Hurriyet.com.tr Kültür Sanat’tan Canon EOS 450D model profesyonel fotoğraf makinesi ile ödüllendirecek.

Halk oylaması sırasında özel jüri de kendi değerlendirmesini gerçekleştirecek. Özel jüri değerlendirilmesinde birinci olan yarışmacıya 1500 TL, ikinciye 1000 TL, üçüncüyse 750 TL miktarında para ödülü verilecek.

Eylül 2010’da düzenlenecek olan ödül töreni ile yarışmada dereceye girenler, ödüllerini jüri üyelerinin de hazır bulunduğu bir tören ile teslim alacaklar. Yarışma finalinin ardından tüm bu fotoğraflar bir sergi haline getirilecek ve fotoğraf sergisi Türkiye turuna başlayacak.

JÜRİDE KİMLER OLACAK

İşte ön elemeden sonra iklim değişikliğine duyarlılıkları ile dikkat çeken jüri üyeleri;

Gazeteci ve fotoğrafçı Coşkun ARAL,
Yönetmen Ümit ÜNAL
Oyuncu Arzu BALKAN
Oyuncu Tamer KARADAĞLI,
Oyuncu Yetkin DİKİNCİLER,
Fotoğrafçı Serkan ŞEDELE
National Geographic Dergisi Fotoğraf Editörü Kemal NURAYDIN
Akademisyen Tolga HEPDİNÇLER
Teknosa Genel Müdürü Mehmet NANE
Hurriyet.com.tr Kültür-Sanat Editörü Deniz ÖNER
British Council Benim Kentim Sanat Projesi Yönetmeni Esra SARIGEDİK