‘Siyaset’ kategorisi için Arşiv

”Laiklik ayrıştırıcı değil birleştiricidir”

Pazartesi, 06 Şubat 2012

Başbakan Erdoğan’dan çarpıcı Laiklik mesajı

Güncelleme:05 Şubat 2012 23:36

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin geçmişten gelen büyük medeniyet birikimiyle farklı kültür, din, mezhep ve anlayışların barış içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olduğunu belirterek, bu medeniyet birikimiyle uyum arz eden bir laiklik yorumunun birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyüşün teminatı olmaya devam edeceğini bildirdi.

Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na girişinin 75. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Laiklik ilkesinin tıpkı demokrasi ve sosyal hukuk devleti kavramları gibi cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer aldığını ve 75 yıl boyunca cumhuriyetin bütün değerleri, demokrasin bütün kazanımları gibi Türk milletinin ortak paydası olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

”75 yıllık tecrübe göstermiştir ki laiklik ilkesi, cumhuriyetimizin demokratikleşme çabalarıyla en ideal ve modern anlamda sosyal bir hukuk devleti olma gayretleriyle bir arada ele alındığında ülkemizin ilerlemesi, kalkınması, barış, huzur ve istikrar içinde geleceği şekillendirmesi noktasında hayati bir önemi haizdir. Laiklik, ayrıştırıcı değil birleştirici, baskıcı değil özgürleştirici, tek tipleştirici değil hoşgörülü bir yorumla uygulandığında demokrasiye güç katmış, ekonomiye, dış politikaya, sosyal hayata ivme kazandırmıştır. Türkiye, geçmişten gelen büyük medeniyet birikimiyle farklı kültürlerin, farklı dinlerin, farklı mezhep ve anlayışların barış içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Bu bakımdan, medeniyetimizle ve medeniyet birikimimizle uyum arz eden bir laiklik yorumu, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyüşümüzün de teminatı olmaya devam edecektir. Bu düşüncelerle laikliğin anayasal ilke olarak kabul edilişinin 75. yıl dönümünü kutluyor, tüm vatandaşlarımı sevgiyle selamlıyorum.”

Almanya belgeleri tamamen sahteymiş

Cuma, 03 Şubat 2012

Araştırmacı Karlıbel’in, “Alman polisi, Kılıçdaroğlu’nu iki PKK sempatizanıyla yakaladı” şeklindeki belgeleri, Frankfurt Emniyeti tarafından yalanlandı.

Güncelleme:03 Şubat 2012 04:53

Frankfurt Emniyet Müdürlüğü, Deniz Feneri yolsuzluğunun üzerine giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Almanya’da uyuşturucu ticareti yaptıkları ve PKK sempatizanı oldukları öne sürülen iki kişiyle birlikte yakalandığı”nı gösteren herhangi bir polis belgesinin olmadığını bildirdi.
Bir mahkemenin adli yardım talebine karşılık veren Frankfurt emniyeti, 8.9.2009 tarihli tutanakta belirtilen adreste polis merkezi olmadığını, Kılıçdaroğlu hakkında bir işlem yapılmadığını, birlikte olduğu kişilerin tanınmadığını, tutanak da olmadığını kaydetti.
Türk Hava Yolları’ndan alınan başka bir belgede ise Kılıçdaroğlu’nun 8.9.2009’da Almanya’da olmadığı açığa çıktı. Araştırmacı yazar Talip Doğan Karlıbel’in ulaştığı polis belgesine dayanarak iki gün boyunca haber yapan Kanal 7’nin, Kılıçdaroğlu’na 9 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildiği anlaşıldı.

Karlıbel, katıldığı çeşitli televizyon programlarında, Kılıçdaroğlu ve CHP’li Ali Kılıç’ın, 8.9.2009 tarihinde terör eylemleri ve uyuşturucu kaçakçılığından takipte olan Mustafa Güler ve Nevzat Rıdvan isimli iki Türkle birlikte Alman polisi tarafından yakalandığını, bu kişilerin Kılıçdaroğlu ve Kılıç’ın hemşerileri ve Tunceliler Derneği üyesi olduklarını, Hamburg ve Bremen bölgelerinde çok ciddi şekilde üst düzey uyuşturucu ticareti yapan ve PKK ile yakınlıkları olan kişiler olduklarını iddia ettmiş konuya ilişkin belgeleri basına vermişti.

CHP’yi karıştıracak iddia!

Pazartesi, 30 Ocak 2012

CHP eski PM üyesi Savcı Sayan, Beyaz Tv ekranlarında yayınlanan Dinamit’te “Deniz Baykal’a kaset komplosu” davasına ışık tutacak çok çarpıcı iddialarda bulundu.

Güncelleme:30 Ocak 2012 08:10

Savcı Sayan, şu anda CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan bir üst düzey yöneticisinin iş ortağı, kaset yayınlanmadan 3 ay önce Bülent Şahin isimli CHP üyesine: “Baykal gidecek. Baykal’ın kasedi çıkacak.” dediğini öne sürdü.

KOMPLO ÖNCEDEN BİLİNİYORDU
CHP’de şu anda genel başkan yardımcılığı görevinde bulunan kişinin iş ortağının Deniz Baykal’la ilgili söylediklerini Bülent Şahin isimli kişinin kendisine telefonla söylediğini öne süren Savcı Sayan “Bülent Şahin’e Deniz Baykal’ın kasedinin çıkacağını söyleyen kişi şu anda CHP’de Genel Başkan Yardımcılığı yapan bir üst düzey yöneticinin yakınıdır. Bülent Şahin Beylikdüzü CHP İlçe Başkanlığı saymanı idi. Ama şu anda o görevde değil.” dedi.

YAKINDA ORTAYA ÇIKACAK
Savcı Sayan, moderatör Latif Şimşek’in ısrarlarına rağmen Deniz Baykal’a kaset komplosu yapılacağını önceden söyleyen kişinin ve iş ortağı olduğu CHP Genel Başkan Yardımcısının ismini vermedi ve gerçeklerin yakın zamanda ortaya çıkacağını söyledi.

SAVCILAR HAREKETE GEÇSİN
Programın konuğu CHP PM eski üyesi Korkmaz Karaca ise savcılara canlı yayında çağrıda bulunarak, olayın bu boyutuyla incelenmesini Savcı Sayan ve Bülent Şahin’in tanık olarak ifadesine başvurulmasını istedi.

İDDİALARI YALANLADI
Savcı Sayan’ın iddialarından sonra canlı yayına bağlanan Bülent Şahin ise o kasetten haberi olsaydı Deniz Baykal’a yapılan komployu engelleyeceğini söyledi. Deniz Baykal’ın isminin bu şekilde gündeme gelmesinin yanlış olduğunun altını çizen Bülent Şahin “Benim tanıdığım bir genel başkan yardımcısı yok” dedi.

KILIÇDAROĞLU B PLANIYDI
Savcı Sayan, CHP hakkında çok önemli bir iddiayı da gündeme getirdi. Sayan, Kemal Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkanlık koltuğuna oturtan Gürsel Tekin’in, Deniz Baykal’ın istifası sonrası genel başkanlık koltuğu ile ilgili bazı planlarını Önder Sav ve ekibinin bozduğunu öne sürdü. “Kemal Kılıçdaroğl’nun genel başkan olması Gürsel Tekin’in B planıydı” diyen Sayan, Gürsel Tekin’in A planını ise Önder Sav ekibinin bozduğunu öne sürdü. A planının yakında tüm gerçekleriyle ortaya çıkacağını kaydeden Sayan, A planında Gürsel Tekin’in değil başka bir isim üzerinde halen tartışıldığını da sözlerine ekledi.

DANIŞTAY’DA İKİ DAİRE BAŞKANI VE BİR ALBAY İKNA ETTİ
Beyaz TV’de yayınlanan tartışma programı Dinamit’in canlı yayınına bağlanan CHP eski MYK üyesi Savcı Sayan, Latif Şimşek’in ikna edildi haberini doğrulayan iddialarda bulundu. Savcı Şayan şu iddialarda  olayı tüm ayrıntılarıyla anlattı. Sayan CHP’de kaset skandalının ortaya çıkmasının ardından yaşanan gelişmeleri anlattı. Sayan canlı yayında şu sözleri söyledi:

KILIÇDAROĞLU’NA ADAY OL BASKISI
Kılıçdaroğlu ile Büyük Sürmeli Oteli’ne giderken Ağrı İl Başkanı da yanımdaydı. O salonda bekledi. Ben yukarıda bir kata çıkarıldım. Odaya girdiğimde Kılıçdaroğlu ile birlikte dört kişi oturuyordu. Onlar yemek yerken bende çay kahve içtim. Orada bir buçuk-iki sata durdum. O zaman içinde oradaki dört kişi Kılıçdaroğlu’na “Mutlaka aday olmanız gerekir, bu partiye genel başkan adayı olmanız” şeklinde telkinlerde bulunuyorlardı.

BİZ BU İŞİ BİLİYORUZ DEDİLER
“Bende ısrarla öyle bir şeyin bu dönemde yanlış olacağını, Kılıçdaroğlu’nun çok çalışkan ve iyi bir partili olduğunu söyledim. Ama oradaki sohbetteki iki kişi bana dedi ki “Biz Danıştay’da daire başkanıyız. Bu işi iyi biliyoruz.” dediler. Diğer tarafta ise Şırnak Jandarma Alay Komutanı Aziz Ergen bey oturuyordu. Olay bundan ibarettir.”

‘Erdoğan ve Gül’ün babaları CHP’liydi’

Pazar, 29 Ocak 2012

CHP milletvekili Kamer Genç, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül hakkında yeni bir iddiada bulundu.

Güncelleme:29 Ocak 2012 13:15

Eskişehir’de Uğur Mumcu’yu Anma ve Basın Ödülleri etkinliğine katılan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’e yılın siyasetçisi ödülünü Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen verdi.
Büyükerşen, palaketin ardından çiçek takdim ettiği Kamer Genç’e “Bu çiçekler saksısız” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1950 yılından önceki tek partili döneme saldırdığını söyleyen Kamer Genç, “Ya Tayyip Erdoğan senin baban da CHP’liydi. Gül, senin baban da CHP’liydi. Şimdi diyor ki Kemal Kılıçdaroğlu ‘Sen Dersimli değil misin?’ Türkiye Cumhuriyeti haritasında Dersim diye bir yer yok Tunceli var” diye konuştu.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) şubeleri ile CHP’li Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından “Uğur Mumcu’yu Anma ve basın ödülleri” etkinliği düzenlendi. Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde bu akşam gerçekleştirilen etkinliğe CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abayak ile çok sayıda davetli katıldı.
TAMİZLİK İŞÇİSİ KADINLAR DA ÖDÜL ALDI
Törende ÇGD Eskişehir Şubesi’nin 2011 yılının en başarılı kişileri ödüllerini aldı. ‘Bilim’ dalında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Mahmudiye Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hakan Çalışkan, “Siyaset’ dalında CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ‘Basın’ dalında Uğur Dündar ile Haluk Şahin’, ‘Sanat’ dalında şair Ataol Behramoğlu, Cihat Aşkın, Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestra sanatçısı ve aynı zamanda bir süre önce Konya’da savaş uçağının düşmesi sonucunda şehit olan Hava Pilot Üsteğmen Engin Kayadibi’nin eşi Tuğçe Kayadibi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçısı Gonca Yakut, ‘Spor’ dalında Eskişehirsporlu futbolcu Alper Potuk ve atletizimci Fadime Suna, ‘Yılın kadını’ dalında 1′inci Ordu eski komutanı emekli orgeneral Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan’a, ‘Yılın hukukçusu’ dalında Eskişehir Barosu Başkanı Rıza Öztekin ve Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, ‘Yılın emekçileri’ dalında da Tepebaşı Belediyesi kadın temizlik işçileri ödüle layık görüldü.
UĞUR DÜNDAR VE HALUK ŞAHİN TÖRENE KATILMADI
Basın dalında ödüle layık görülen Uğur Dündar ile Haluk Şahin ve sanat dalında ödüllendirilen Cihat Aşkın kötü hava koşulları nedeniyle Eskişehir’e gelemeyerek törene katılamadılar. Törende ödülleri sahiplerine Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, ÇGD Eskişehir Şube Başkanı Ömer Duru ve ADD Şube Başkanı Azmi Kerman verdi.
BÜYÜKERŞEN’İN KAMER GENÇ’E ÇİÇEKLİ ESPRİSİ
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ödülünü Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’den aldı. Büyükerşen, Kamer Genç’e plaketini verdikten sonra bir de çiçek takdim ederek, “Bu çiçekler, ama saksısız” dedi. Büyükerşen’in esprili konuşması salondakiler tarafından gülerek alkışlandı.
Milletvekili Kamer Genç daha sonra ününde ‘Özgür Kürsü’ yazılı kürsüye gelerek konuşma yaptı. Bu sırada Genç’in arkadaşına iple sarkıtılan bir fener getirildi. Sağ kolu alçılı halde kürsüde konuşma yapan Kamer Genç “Şike konusunda Recep Tayyip Erdoğan’ın karısı Emine hanımın yeğeni Futbol Federasyonu Başkan vekiliydi. Şikeye ismi karıştığı için hemen ertesi gün kanun değiştirildi” dedi.
CEMAAT VE TARİKATLAR YARGIYI ELE GEÇİRDİ İDDİASI
Deniz Feneri davasında 17 milyon euronun Türkiye’ye geldiğini kaydeden Kamer Genç, bu konuda soruşturma yapan cumhuriyet savcılarının Adalet Bakanının talimatıyla görevlerinden alındığını, ancak suçsuz yere insanları içeride tutan hakimlere karşı bir şeyin yapılmadığını söyledi. Genç “Bugün herkes biliyor ki Türkiye’de cemaatler ve tarikatlar yargıyı, parlamentoyu, bürokrasiyi, başbakanlığı ele geçirmişlerdir” diye konuştu.
Parlamentoda yapılan tüzük değişikliği ile parlamenterlerin söz hakkının kısıtlandığını savunan Kamer Genç konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Meclis tüzüğünde danışma kurulu kararlarına karşı öneri getirme hakkı var. Her öneri hakkında da eskiden 40 dakika konuşma hakkı oluyordu. Şimdi 40 dakikayı 5 dakikaya indiriyorlar. Burada söz hakkı kısıtlanmıyor mu? Türkiye’ye öyle bir faşist dikta rejimi geldi ki, oturdu artık. Bunu inkar etmek mümkün değil.”
CEMİL ÇİÇEK’İ ELEŞTİRDİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek’i de eleştiren Kamer Genç, Çiçek’in soru önergelerini işleme koymadığını öne sürdü. Genç, şunları kaydetti:
“Şimdi bir Cemil Çiçek gelmiş meclis başkanlığına oturmuş. Verdiğimiz soru önergelerini işleme koymadan bize gönderiyor. Gensoruyu işleme koymadan geri gönderiyor. Yav Cemil Çiçek sen kimsin? Yav meclisin yetkisini alıyor arkadaşlar. Gene Başkanımız Kemal bey, Tayyip Erdoğan’a dedi ki ‘Sen bu şekilde hareket edersen anlını öperim.’ O da ‘Senin dudakların lanetli, ben anlımı senin dudaklarına öptürtmem’ dedi. Ben de soru önergesi verdim. Yav Tayyip bey sen insanların organlarının lanetli olup olmadığını nereden öğrendin? diye soru önergesi verdim. Soru önergemi geri çeviriyor arkadaş. Türkiye’de parlamento artık susturulmuş. Parlamentoda milletvekillerinin konuşma hakkını ellerinden aldılar. Bir Anayasa değişikliğinin peşinden koşuyorlar. İstedikleri, bu memlekete dikta rejim gelmiş bunu ayakta tutmak. İstiklal Savaşı’nı Trük, Kürt, Laz, Çerkez demeden onurlu bir şekilde mücadele ederek kazandık. Şimdi karşımızda o yabancı düşman yok. Ama yabancı düşmandan daha tehlikeli, daha hilebaz bir takım kişiler bu memleketi parçalamaya çalışıyorlar. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletini yıktılar, artık Osmanlı’ya dönüş yapıyorlar. Ciddi bir yatırım var mı bu memlekette yok. Ne yapıyorlar. Camiler yapıyorlar. Osmanlı devletinde de camiler yaptılar ne oldu? Biz camilere karşı değiliz. Camiyi de yapalım ama bu memlekete kalıcı, bilime dayalı, teknolojiyi geliştiren, işsizliği önleyen bir takım yatırımlar yapmamız lazım.”
ERDOĞAN VE GÜL’ÜN BABASI CHP’LİYDİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1950 yılından önceki tek partili döneme saldırdığını söyleyen Kamer Genç, “Ya Tayyip Erdoğan senin baban da CHP’liydi. Gül, senin baban da CHP’liydi. Şimdi diyor ki Kemal Kılıçdaroğlu ‘Sen Dersimli değil misin?’ Türkiye Cumhuriyeti haritasında Dersim diye bir yer yok Tunceli var” diye konuştu.
Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, törende yaptığı konuşmada Uğur Mumcu’nun 24 Ocak tarihinde katledildiğini, 24 Ocak’ta Eskişehir’de uzun süre görev yapan Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ın da karanlık güçler tarafından katledildiğini söyleyerek, “Gaffar Okkan’ı da burada saygı ve rahmetle anıyoruz” dedi.
ÇGD Genel başkanı Ahmet Abakay da konuşmasında Türkiye’de gazetecilerin ya öldürüldüklerini ya da cezaevine konulduklarını söyledi.
Bu arada etkinlikte saygı duruşunda bulunulmaması, İstiklal Marşı’nın okunmaması bazı davetliler tarafından eleştirildi.

CHP’deki bomba iddiaya yanıt geldi

Cumartesi, 28 Ocak 2012

CHP eski lideri Deniz Baykal ile ilgili kaset soruşturmasında yeni bir iddia ortaya atıldı. O iddiaya göre, eski CHP’li Şahin Mengü soruşturmanın kadük kalmasına yol açacak bir başvuru yaptı.

Güncelleme:28 Ocak 2012 06:21

Başsavcılık “arkasında örgüt var” dedi. Ve CHP eski lideri Deniz Baykal ile ilgili kaset soruşturmasını özel yetkili savcıya devretti.

Peki soruşturma neden bitmedi?

Yenişafak gazetesinin iddiasına göre, Baykal’ın o dönemki avukatı Şahin Mengü olayın üstünü örtmek istedi; “örgütlü suç” şikayeti yerine olayı küçültüp “özel hayatın gizliliğini ihlal” şikayetiyle suç duyurusunda bulundu.

CNN TÜRK’e konuşan Mengü “ben değil, benim hukuk bürom davaya bakıyordu. Ama 18 gün sonra Baykal dosyayı Muzaffer Yılmaz’a verdi” dedi; “davayı küçülttü” iddialarını yalanladı.

Ve soruşturmanın özel yetkili savcıya devredilmesinden sonra CHP liderinin CNN TÜRK yayınında yaptığı yorum, Mengü’ye göre dikkat çekici.

Şahin Mengü kaset olayının arkasında Kılıçdaroğlu’nun olduğuna, kendi deyimiyle “ihtimal vermiyor” ama “ekibi yapmış olabilir mi?” sorusuna ise “onu bilemem” cevabını verdi.

Mengü’ye yanıt Gürsel Tekin’den geldi, “Hangi arkadaşımızın elinde bilgi, belge varsa kamuoyuyla paylaşabilir” dedi.

“Öcalan Genelkurmay’ın denetiminde”

Perşembe, 26 Ocak 2012

PKK’yı çok sert eleştiren yazar Kemal Burkay, CNN TÜRK’te 5N1K programında Cüneyt Özdemir’in konuğu oldu.

Güncelleme:26 Ocak 2012 06:12

PKK’nın yaptığı infazlara değinen Burkay, Kuzey Irak’taki kampların ölüm tarlaları olduğunu iddia etti.

AK Partili olmadığını söyleyen Burkay, Öcalan yakalandıktan sonra Suriye’nin denetiminden, Türk istihbaratın ve Genelkurmay’ın denetimine girdiğini iddia etti.

Senatörden anayasa mahkemesi sözü

Salı, 24 Ocak 2012

Fransız Senatör Nathalie Goulet, Senato Kurulu’nda kabul eden yasayla ilgili olarak gereken 60 imzayı toplayıp Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini açıkladı.

Güncelleme:24 Ocak 2012 07:23

Oylama öncesi senato binasında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Cumhuriyetçi Merkez Birlik Grubu Senatörü Goulet, “Ben yasa teklifinin büyük bir ihtimalle bugün kabul edileceğini düşünüyorum. Ben ve grubum yasa teklifine karşıyız. Tarihi konularda parlamentonun karar vermemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu bizim işimiz değil” diye konuştu.
Gerek Senato’da, gerek Meclis’te Fransız anayasasına aykırı olduğu gerekçesiyle çok sayıda vekil ve senatörün teklife sıcak bakmadığını belirten Goulet, “Biz tüzüğe göre en az 60 milletvekili ve senatörün imzasını toplayıp, daha sonra yasanın bozulması için Anayasa Mahkemesi’ne gitmeye hazırlanıyoruz” dedi.  Fransız senatör, “60 cesur Fransız siyasetçiyi bulacağımıza inanıyorum” ifadesiyle yasanın geleceğine ilişkin yorum yaptı.

Fransa’ya uygulanacak yaptırımlar

Salı, 24 Ocak 2012

Fransa Senatosu’nda Ermenilerin iddialarına yönelik düzenleminin görüşüldüğü saatlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da AK Parti Genel Merkezi’nde parti yönetimini topladı.

Güncelleme:24 Ocak 2012 05:32

Yaklaşık 5 saat süren MYK toplantısında Fransa Senatosu’ndaki görüşmeler takip edildi. Toplantının bir bölümüne Kayseri’den gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı. Davutoğlu parti yönetimine son gelişmeleri ve bundan sonraki süreci anlattı. Tablonun Senato’da katılımın az olmasından dolayı olumsuz olduğu üzerinde duran Davutoğlu, “Sadece tasarıya destek verenler katılıyor. Bundan önceki süreçte de böyle olmuştu. Bu nedenle tasarı çıkar” dedi. Davutoğlu MYK’nın ardından Erdoğan ile 1.5 saat daha görüşerek son gelişmeleri değerlendirdi.

‘Sarkozy seçilirse gitmem’

Erdoğan MYK’da “Fransa’ya bir daha gitmem” sözüne de sözüne  açıklık getirerek, “Sarkozy bir daha seçilirse gitmeyebilirim” dedi. Toplantıda üyeler ise Fransa’ya sert tepki verilmesi ve yaptırımların da kalıcı olması gerektiği üzerinde durdu. Tepkiyi ve yaptırımları Erdoğan’ın bugünkü AK Parti grup toplantısında vermesi benimsenirken, yaptırımların parti değil devlet politikası vurgulanması öne çıktı. Toplantıda Fransa Senatosu’nun kararına karşı uluslararası bütün hukuki yolların aranması da benimsendi.

Tartışılan yaptırımlar
Kulislerde Fransa’ya yönelik 2. etap yaptırım olarak açıklanabilecekler arasında şunlar tartışılıyor:
-  Uluslararası bütün hukuki yollar aranacak.
-  Yaptırımlar geçici değil kalıcı olacak
-  İlk kararda kısa bir süreliğine geri çekilen Türkiye’nin Fransa Büyükelçisi’nin bu defa kalıcı olarak daha uzun süre geri çekilmesi.
-  İsrail’e olduğu gibi diplomatik ilişkilerin en az seviyeye indirilmesi.
-  Kamu ihalelerine Fransız firmalarının kesinlikle alınmaması.
-  Türkiye’nin Fransa’daki askeri ateşesinin geri çekilmesi. Fransa’nın Ankara’daki askeri ateşesinin akreditasyonunun iptal edilmesi.
-  Türk hava sahasının Fransız askeri uçaklarına kapatılması.
-  Türk kara sularının Fransız askeri gemilerine kapatılması.

“Ne Hrantım, ne Ermeniyim!”

Pazartesi, 23 Ocak 2012

AK Parti Balıkesir Milletvekili Cemal Öztaylan, son günlerde sık kullanılan “Hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hırant’ız” sloganına karşılık “Ne Ermeniyim, ne Hırantım” dedi.

Güncelleme:23 Ocak 2012 03:52

AK Parti Edremit ilçe kongresimde konuşan  Öztaylan gittiği bir toplantıda bir kişinin kendisine “Senin adın ne?” diye sorduğunu belirterek “Benim adım Mehmet Cemal Öztaylan” dediğini aktardı.

Aynı kişinin “Ben acaba Hırant mısın? diye merak ettim ondan sordum” dediğini ifade eden Öztaylan salondakilere, “Acaba içinizde Ermeni var mı” diye sordu. Öztaylan sözlerine şöyle devam etti: “Bu millete bazı şeyler dikte ettiriliyor. Bazı şeyler söyleniyor veya söylenmeye çalışılıyor. Ben ne Hırant’ım ne Ermeniyim. Hani hepimiz Hırant’tık, Ermeniydik. Benim anamı, senin bacını Ruslarla beraber olup ta katledenler, büyükelçileri katledenler, öldürenler, acaba hepimizin olduğu Ermeniler miydi? Hırant’lar mıydı? Benim vatandaşımı katlederken, Türk milletine Ruslarla beraber şey yaparken o zaman hepimiz Ermeniysek, o zaman 1915 olaylarını Fransa’nın yaptığı kanunları da alkışlayın da bir görelim sizi ağalar beyler.”

Erdoğan’a BCC Altın Heykel Ödülü

Pazar, 22 Ocak 2012

Business Centre Club (BCC) tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Altın Heykel Ödülü verildi.

Güncelleme:22 Ocak 2012 12:18

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Business Centre Club (BCC) tarafından verilen Altın Heykel Ödülü’nü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan adına aldı.
Babacan, Ulusal Opera Binasındaki ödül töreninde yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan adına almaktan büyük mutluluk duyduğu bu özel ödül için teşekkür etti.
Ali Babacan, törenin Polonya ve Türkiye arasındaki gelişen işbirliğine daha da katkı sağlayacağını ifade etti.
Polonya ve Türkiye arasında tarihten gelen köklü ilişkiler bulunduğunu dile getiren Babacan, bu ilişkilerin önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini söyledi.
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin çok büyük ivme kazandığını da belirten Babacan, Türkiye ve Polonya arasında 2013 için belirlenen 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin 2011 yılında yakalandığını bildirdi.
Babacan, iki ülke ekonomisinin potansiyelinin daha iyi değerlendirilebilmesi için Türk ve Polonyalı işadamlarını yatırıma davet etti.