‘Müzik’ kategorisi için Arşiv

İntiza – Büyük İnsan – Şarkı Sözü

Çarşamba, 14 Aralık 2011

At, savur at sevdayı bir yere fırlat.
Bitti sayıp acıyı kaldır öyle yat…
Sor, herkese sor acılar unutuluyor!
Ağlayınca gözlerinden silinmiyor,
Aşk her defasında bak bulunuyor.
Bırakırım zamanı öyle biraz da,
Sen olmadan da yine geçer nasılsa…
Hatırla bunları sakın unutma
Diyordun, ama o zaman gülüyordun
Yanımdaydın, canımdaydın
Şimdi nasıl geçer bu ömür?

Susma söyle nasıl yaşar böyle insan!
Susma konuş, hadi anlat büyük insan!
Söyle bir aşk mı çare olurdu zaman mı ?
Böyle kaldırıp atardık ya sevdayı!

Susma söyle nasıl yapar bunu insan?
Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam!
Söyle hayat mı çare bulurdu kendin mi?
Böyle büyük aşklar böyle mi biterdi?

At, silip at aşkları bir yere fırlat
Bitti say ki derdini kaldır öyle yat
Sor, ne olur sor sen benden ayrılırsan
Ne olur düşümde bir ömrü durdursan
Aşk her defasında bende ararsan
Bırakırım kendimi öyle biraz da,
Sen olmadan da ben yaşarım nasılsa…
Hatırla bunları sakın unutma
Diyordun, ama o zaman gülüyordun
Yanımdaydın, canımdaydın
Şimdi nasıl geçer bu ömür?

Susma söyle nasıl yaşar böyle insan!
Susma konuş hadi anlat büyük insan!
Söyle bir aşk mı çare olurdu zaman mı böyle?
Kaldırıp atardık ya sevdayı!

Susma söyle nasıl yapar bunu insan
Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam
Söyle hayat mı çare bulurdu kendin mi böyle
Büyük aşklar böyle mi biterdi?

Yavuz Bingöl Suzan Suzi

Salı, 29 Kasım 2011

Kırklar dağının düzü
Ziyaret çarptı bizi
kör olasın susan suzi
sular apardı bizi

Köprü altı kapkara
Suzan gel beni ara
Saçlarıma kumlar doldu
Tarak getir sen tara

Yıldız Tilbe – Bir Daha Dokunma Şarkı Sözü

Cumartesi, 19 Kasım 2011

Seni sevmek hatamıydı,
Gelip gitmek yanlışmıydı,
Ayarsızım farkındaydın,
Düşünmekten yorulmuştum,
Dağıldı aklım benden uzakta,
İçimde dağlar yıkılmaktaydı,

Bi daha ne seni nede beni,
Bi daha ne aşkı ne sevgiyi,
Bi daha ne acıya ne haza,
Bi daha ne ona nede bana dokunma,
Dokunma dokunma dokunma dokunma,

Düşünceler ayrılınca,
Sıcaklıklar soğuyunca,
Kalptan kalbe olan yollar,
Ayrılıklar kapananınca,
Kırıldı kalbim çok defalarca,
Sana hala çok muhtacım sansanda,

Bi daha ne seni nede beni,
Bi daha ne aşkı ne sevgiyi,
Bi daha ne acıya ne haza,
Bi daha ne ona nede bana dokunma,
Dokunma dokunma dokunma dokunma..

Çaresizliğin görüntüleri

Perşembe, 03 Şubat 2011

Türkiye, dün sabaha karşı sunucu Defne Joy Foster’ın ölümüyle şoke oldu. Gazeteci Kerem Altan’ın evinde astım krizi geçiren Foster, 32 yaşında hayata veda etti. Evinde fenalaşan Defne Joy Foster için doktor aramaya çıkan Kerem Altan’ın görüntüleri ilk kez yayınlandı.

Akşam gazetesinin haberine göre Altan, önce bir polikliniğe gidiyor ancak burada doktor bulamayınca panik halinde koşmaya devam ediyor ve üç dakika sonra başka bir polikliniğe gidiyor. Burada da polikliniğin kapalı olduğunu gören Kerem Altan, camı yumrukluyor. İçeriden gelen bir görevliyle kısa bir konuşma yaptıktan sonra sağlık ekibi olmadığını öğrenince panik halde hastaneden koşarak ayrılıyor.

05.57.00: Doktor bulamayan Kerem Altan polikilinikten çıkıyor.

06.00.00: İkinci polikliniğe geliyor.

06.00.30: Kapının kapalı olduğunu gören Altan, cama vurarak içeridekilerin dikkatini çekmek istiyor.

06.00.50: Bir görevli kapıyı aralayarak ne olduğunu soruyor.

06.01.00: Altan, telefonla konuşarak hızla hastaneden tek başına uzaklaşıyor.

Ekranların sempatik ismi Defne Joy Foster’ı ölüme götüren olaylar zinciri şöyle gelişti:

- Öğle saatlerinde Akmerkez’de gezen Defne Joy Foster, 15.00 sıralarında oyuncu İnci Türkay’la Nişantaşı’nda karşılaştı. Sohbet eden ikiliden Foster, evinin yolunu tuttu.

- Saat 22.00 sıralarında eşini arayan Defne Joy Foster, Beyoğlu’nda arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi.

- ‘Yok Böyle Dans’taki partneri Rick Rose ve birkaç arkadaşıyla ‘Eelence’ adlı mekana gitti. Burada Tolga Karel’le karşılaştı, beraber eğlenip dans ettiler.
- ‘Eelence’nin sahibi Özgür Aras, 01.30′da mekanı terk ederken Defne Joy Foster’ın masasına gitti, ikili fotoğraf çektirdi. Aras’ın yakın arkadaşı olan Foster, ‘Seni çok seviyorum bunu sakın unutma’ dedi.

- İlerleyen saatlerde Ahmet Altan’ın oğlu, Taraf Gazetesi Yazıişleri Müdürü Kerem Altan’la tanışan Defne Joy Foster’ı, mekandan çıkarken gören Tolga Karel, ‘Eve git dinlen’ dedi.

- Foster ve Altan, yanlarında iki arkadaşıyla birlikte mekandan ayrıldı. Arkadaşlarını taksiyle evlerine bırakan ikili, Kerem Altan’ın Caddebostan’daki evine gitti.

- Bir süre sonra öksürük nöbeti tutan Defne Joy Foster, astımı olduğunu söyleyerek yiyecek bir şeyler istedi. Kerem Altan, ekmek ve zeytin verdikten sonra doktor bulmak için dışarı çıktı. Evinin yakınında bulunan iki özel polikliniğe giden Altan, poliklinikler kapalı olduğu için hızla adımlarla eve geri döndü.

- Evde baygın halde yatan Defne Joy Foster’ı gören Kerem Altan, bir özel ambulans firmasını aradı. 8 dakika sonra gelen sağlık görevlileri, Foster’ın hayatını kaybettiğini söyledi.

CENAZE TÖRENİ BUGÜN

Polisin hazırladığı tutanağa göre Defne Joy Foster’ın cesedi yatakta bulundu.Üzerinde kot pantolon, tişört ve sutyen vardı. Foster’ın astımını tetikleyecek tek unsurun evdeki köpek olduğu, bu ihtimal üzerinde de durulduğu belirtildi.

Emrah – Sensiz Ben Nefes Alamam

Perşembe, 03 Şubat 2011

Bu ask böyle bitemez.. Birakma terk etme beni, aah! Bu ask böyle bitemez, birakma terk etme beni!

Atma beni ölümlere atma beni zulümlere götür beni gittigin yereee,, 2x

Sensiz ben nefes alamam buralarda hic duramam, tek basina yanliz kalamam.. Senin kokunu özledim hep yollarini gözledim, götür beni gittigin yere.. 2x

Askindir beni yasatan, beni hayata baglayan,.! Atma beni ölümlere atma beni zulümlere götür beni gittigin yere.. Atma beni ölümlere atma beni zulümlere götür beni gittigin yere!

Sensiz ben nefes alamam buralarda hic duramam, tek basina yanliz kalamam, senin kokunu özledim, hep yollarini gözledim götür beni gittigin yere.!

“Sensiz ben nefes alamam, buralarda inan ama inan hic ama hic duramam! , Senin kokunu özlerim, hep ama hep heeeep yollarini gözlerim, götür beni, götür beni, götür beni gittigin yere”!

İbrahim Tatlıses – Kal Benim İçin

Perşembe, 03 Şubat 2011

ayrılıktan yana kaç şarkı varsa
hepsini bu akşam çal benim için
tüm zarar ziyanın hesabı bende
birkaç sitem daha kal benim için

pişmanlık duyup da bir gün anarsan
‘nerdeyim, nasılım’ diye sorarsan

bir ayrılık şarkısı seç
sessizce çal benim için
yüreğin ellerimde öylece kal benim için

aynanın karşısına geç
yüzüne bak benim için
eğer ki ağlıyorsan
bu yaşlar bizim için

bende emanetin her neyin varsa
al da mabed’imi yık benim için
böyle paramparça yaşamaktansa
kalbime bir kurşun sık benim için…

Ibrahim Tatlises – Agliyorum Kahrimdan

Perşembe, 03 Şubat 2011

Seninle ilk bakışmamiz var ya
Bir anda vurulmuşum ben sana
Seninle ilk tanışmamız hani
Bir anda tutulmuşum ben sana
Hiç böyle sevmemiştim kimseyi
Yemin ediyorum
Hiç böyle hissetmedim kendimi
Seni seviyorum yemin ediyorum

Ağlıyorum kahrımdan
Yanıyorum bağrımdan
Seviyorum bu canımdan
Digel le Allah’ın için

Gülmüyor bu gözlerim
Tutmuyor ki dizlerim
Çekilmiyor hasretin
Digel le

Aşk yok artık (ft. kolera)

Perşembe, 03 Şubat 2011

İznim olmadıkça alamazsın bendekini benden
Eğer ki alsan hesap sorar bendeki senden
Böyle sorgu sual beklerken abdiyetten Ne çıkar planladığın çirkin art niyetten?
Bu miskinlik keyfiyetten
Hali vakti yerindelikten
Her şey günlük gülistanlık olacak olsaydı gerçekten imtihan olmazdı!
Gelişi güzel doğar,büyür,ölürdük
Alimler olmasaydı biz şuanda kördük
İnsan öyle yaradılış ki;düşünür,taşınır,hamle yapar
Sorgusuzca başına buyruk doğrularını savunuyorsun
yanlış fikirlerden yanlış bir sen yaratıyorsun (sen)aferin!
Sen abartıyorsun rahat yaşamla sapıtmayı
İstanbul üstünden geçmiş bırak kendini korumayı
İyiden iyiye bakıyorum da yoldan raydan çıkmışsın
Tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın aferin!
O yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın, bu zihniyetle aşkı yorgan altlarında aramışsın aferin!
Akrep ateş çemberinde harekiri yaptı sahiden
pozitif olana dek negatifim kuzen
Erkek alana dek istediğini sanarsın ki Romeo
ne diller döker de teslim olur kapana Juliet
Kadınlar hassas ve hisli, dilekleri içlerinde gizli hatırla işi bitince kaç Romeo gaddarca gitti?
Kadın olmak zor bu kadar acımasızlık sürerken
Hemcinslerim abazanlıktan oduncasına yanarken
Taksim fuhuş yuvası, partiler karı kız kazanı derken. Koleksiyona yeni bir bebek ekle sabah güneşi doğarken!…

El bebek, gül bebek bu yaşına kadar geldin
Düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin
Geceye aşkla vardın, sabaha yabancı uyandın
Bil ki sonraki gün başka bir baya anlatılacaksın (yeah) Kadını kandırmaksa amaç alayınız yalancı
Kapında köpek olan işi bitince yabancı
Tuzağa düşeni iplemez, yeni bir avı kovalar avcı
Sen karar ver bu olayda kim hakim, kim savcı?
Erkeklerin elinin kiri, kadının boğaza geçirin ipi
Var mı böyle adalet kesin ikisinin de boynunu
Tez helak edin iblisin hile dolu bu oyununu
Uyandırın dünden kalma uyuya kalmış yorgunu

[Nakarat:]
Aşk yok artık, kalmamış bu devirde.
Deme vardır hak yeme ara bul. (Ara bul, ara bul, ara bul, ara bul)
Aşksız olsun, kalbim neşe dolsun deme bu ne fena bir hatadır!

Sagopa Kajmer

Ardından bakarım

Perşembe, 03 Şubat 2011

Bir hariç ve bir dahil
İki cüsse bir kıssa bir hisse
Biri uzaklaşır ve biri yanaşır bahse
İki göz var biri kuru çöl öteki su dolu kase
Bak sürmeli Yunus mutsuz her şey tatsız tuzsuz
Hâlim biraz huysuz yaptıkların mahsus
Çünkü bildiklerim bana mahsus
Budala kuş bu dala konma ve uç sonsuz
Bak düştükçe düşesi geliyor yağmur damlalarının ve
Sindikçe sinesi geliyor Yunus’un
Ama sakinlerin hali pişkin çok yemiş göbekleri şişkin
Ahvalim değişkin yerinde durmaz vaktim
Geçer gider vedalar
Uğultum taban ve en garip tual
İçinde ben ve benden bozma yansımalar
Ben ve benden sızma hakiki gözyaşı var lan

Nakarat(x2)
Bu cihanın kayışları kopsun
Dönüp duran seyyar dünya ilk istasyonda dursun
Dışarıda ıssızlık bensiz, bendeyse yalnızlık ıssız
Sen git ardından bakarım

Bak dörtlük 5 kardeşle tanıştı
Tokat değdiği yeri yaktı
Ateşin hâli farklı
Gebeşin dili kanlı
Medya yanlı ve yanlış her dönme alkış
Ben sadece oyum 1.90 küsür boyum
Rap benim en güzel huyum Ben işte buyum
Kul Yunus ve meşkûr Sago bak ne güzel uyum
Telaşlanma elbet benim de kaynar bir gün suyum
Burası mahçupluk mapusu kurmam şart yoluna pusu
Haydi kafesimin kükrek aslanı çık dışarı
Kurt takliti yap ulu gaddarlar gider aşırı
Bırakma beni koru
Ölüyü sundum ölümlerden ölüm beğeneceksin
Şimdilik susuyorum çok yakında göreceksin
Görmek için gözlüğe ihtiyaç duymayacaksın
Not: Sago beyaz Michael Jackson

Nakarat(x2)
Bu cihanın kayışları kopsun
Dönüp duran seyyar dünya ilk istasyonda dursun
Dışarıda ıssızlık bensiz, bendeyse yalnızlık ıssız
Sen git ardından bakarım

Sagopa Kajmer

Alçaklar (ft. kolera)

Perşembe, 03 Şubat 2011

SAGOPA KAJMER

Rüzgar essin, ümitlerin serinlesin
Tepe taklak olsun güneşin yaktığı zemin
Ben bir kalıp buz. Rap dudaklarıma vantuz
Lan olum bak burası koca denizde iki kaşık tuz
Bedenimle sevgili olduğumdan bu yana geçmiş bir dolu sene
Çok ihanet etmişim bilmeden zavallı bene
Caddeler pişmanmış beni gördüklerine
Ağırlık olmuşum soğuk kaldırımlar üstünde, et dikende!
Ben ki ben de, sen ki sen de güzelsin.
Sesim tek beden de gizlensin
Gözyaşlarım raksa koyulup vecdetsin
Gönlüm halden hale girmekte feryatlarım sema etsin
Kollarım yazmakta bitab düştü
Aç uçan akbabalar haince yavruyu bölüştü
Sarı selam güneşim onsuzlukla üşüdü. (tir tir)
Huzrum asık yüzüme bakıp tebessümle gülüştü
Benim sabırla aram açık. Kibirle yatıya kalanı
Tutar hıçkırık. Hasımlarımın kıçıkırık
Güvenimin beli fıtık. hazinelerim sen de batık
Saf ve duru
Benim adımı rapin oğlu koydu elim, kaşım çatık
Bir virüsüm var tam salgınlık, etrafın sarılır
En kalıcı izler yüzde bırakılır.
Kafatası dertlenir, adı batası demlenir
Sayın bayım, cehenneme canın, kurumalı kanın!

Nakarat
Elimi sıkmasın alçaklar, artıklar, kaypaklar
Sözümü bölmesin çakallar, çatlaklar, çiyanlar
Gözünü bağlamış yasaklar, yalanlar, kaçaklar
Kördüğüm olmuş kavşaklar kafalayacaklar
Bizi haydutlar

KOLERA
Ellerimi güneşte ısıttım bugün
Çünkü benim bildiğim
İnsan yaşadıkça bir hayal inşa ederdi
Bence en önemli isteği kolay yoldan
Elde etmemekti saadet, onur
Pazarlar sanki içime kurulur
Akşamın fakirliği gündüzün gürültüsüyle yoğrulur
Anne böyle kız mı doğrulur?
Özlemin yüzümde kavrulur, kal be gitme ne olur
Aylak saat durur
Üzerime düşme önüme düş
Sindir kırılır kurulan düş, bir masal doğuş-ölüş
Bir bilet gidiş-dönüş, yarım gönülle bir öpüş
Elime düşme bu bir dövüş, tangır tungur düştü kömüş
Ağız torba olda büzüş.
Ben bilirdim düşündüğümü yapmayı
Seni dışarı çıkarıp evinden, dar sokakta boğmayı
Bir gece ansızın ya da açık denize atmayı
Ben bilirim ardından da kendi kafama sıkmayı
Ancak benim bir korkum var alemlerde tek
Alemlerde rahmet aynı korku içime aşkı saldı
Klavuz oldu gemime yutsun dalgalar bırak beni
Tersten esse rüzgar hoş, benim onunla aram iyi
En miniktir en sevimli mimiklerim kelamın miri
Her insan sakar ve dengesizdi kolay kırdı kalbi
Dayanmaya mecbur muyum sanki?
Canımı yakanın canını yaktım 1. salon godmother 2

Nakarat
Elimi sıkmasın alçaklar, artıklar, kaypaklar
Sözümü bölmesin çakallar, çatlaklar, çiyanlar
Gözünü bağlamış yasaklar, yalanlar, kaçaklar
Kördüğüm olmuş kavşaklar kafalayacaklar
Bizi haydutlar