Almanya Sohbet Yaş Grupları

05 Ocak 2012
15+ Sohbet

15 yaþ ve ustu için sohbet odasý

18+ Sohbet

18 yaþ ve ustu için sohbet odasý .

25+ Sohbet

25 yaþ ve ustu için sohbet odasý

35+ Sohbet

35 yaþ ve ustu için sohbet odasý

Ülkeler sohbet odaları – Almanya Sohbet

05 Ocak 2012

 

 

Türkiye Sohbet

Türkiye’den kişilerle sohbet edin

Almanya Sohbet

Almanyadan kişilerle sohbet edin

Hollanda Sohbet

Hollandada kişilerle sohbet edin

Fransa Sohbet

Fransa’dan kişilerle sohbet edin

Avusturya Sohbet

Avusturyadan kişilerle sohbet edin

İngiltere Sohbet

İngiltere’den kişilerle sohbet edin

Davutoğlu’na Şok Suçlama!

27 Ocak 2012

Dünyanın ünlü ekonomi dergilerinden biri olan The Economist, Türkiye’nin aktif dış politikasının gittikçe daha yoğun ve karmaşık bir hale geleceğini yazdı. Dergi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu için “Daha çok uykusuz geceler yaşayacak” yorumunu yaptı.

Türkiye’nin “aktif” dış politikasının kendi sorunlarını yarattığı, komşularıyla zorluklar yaşandığı yorumları yapılıyor. The Economist dergisi, dış politikanın stresinden dolayı Ahmet Davutoğlu’nun, kısa bir süre önce bir gece ter içinde uyandığını anlattı.

Dergi, Ahmet Davutoğlu’nun “Libya’daki bir krize dair bir kabus gördüm. Gerçek kriz ise Suriye’de idi ve sonra da uyuyamadım’ sözleriyle başladığı Türkiye’nın dış politika anlayışı analizine “Kesin olanı ise, onun daha çok uykusuz geceler yaşayacağıdır” cümlesiyle son verdi.

Türkiye’nin dış politikada sorunlu bir zaman dilimine girdiğine dikkat çeken dergi, Aktif bir dış politika yürütmenin komşularda bir takım sorunlara yol açtığını belirtti. Türkiye’nin de kısmen yeraldığı Ortadoğu bölgesindeki karışıklıklardan bahseden Economist, Libya ve Suriye meselelerinin Ahmet Davutoğlu’nun canını oldukça sıktığını belirtti. Dergi, komşularla sıfır sorun politikasının mimarı olarak gösterilen Davutoğlu’nu daha zorlu günlerin beklediğine vurgu yaptı.

Fransız Senatosu’nun “soykırımların inkarı”nı cezalandıran tasarını onaylamasına işaret eden dergi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni misilleme önlemlerini uygulanacağını söylese de ilan edilmediğine işaret ettiği analizde Türkiye’nin, Fransa ile krizin Avrupa Birliği ile ilişkiler üzerindeki etkileri fazla önemsemeyebileceğini, üyelik müzakerelerinin zaten durduğunu ancak sorun yaratan sadece Avrupalıların olmadığı vurgulandı.

“İran’A KARŞI SÜNNİ BLOĞU OLUŞTURMAKLA SUÇLANIYOR”

Economist, Davutoğlu’nu eleştirenlerin şimdi onu İran’ın etkisine karşı Sünni bir bloğu oluşturmakla suçladıklarını savundu. Yazıda söz konusu görüşün Beşar Esad’ın muhaliflerine ve Müslüman Kardeşlere verilen destekten kaynaklandığını iddia edildi. Türkiye’nin Iraklı Sünnilere desteğini de gizlemediğini belirten dergi, Türk hükümeti ile Irak Başbakanı Nuri El Maliki arasındaki gerilimin altını çizdi.

“AMERİKA’NIN MAŞASI”

Maliki ile “söz düellosunun Türkiye’nin Amerika sonrası Irak için hiçbir zaman bir planının olmadığını gösterdiği” yönündeki görüşlerine yer veren dergi, Erdoğan’ın daha İslami destekçilerin ise, NATO radar sistemini ev sahipliğini yapma kararını anımsatarak Türkiye’nin “Amerika’nın bölgedeki maşası” haline geldiğini savunduklarını yazdı.

“SURİYE’DE KATLİAM OLURSA TÜRKİYE KUVVET GÖNDERİR Mİ?”

“Sayın Davutoğlu, radar sisteminin İran veya Rusya’yı hedeflediğini reddediyor ama oldukça şaşırtıcı biçimde Türkiye’nin Amerika ile bağlarındaki altın döneminden söz ediyor” da denildiği analizde Türkiye’nin, baskılanan Arap kitlelerine güçlü bir ilham oluşturduğunu belirtti. Dergi, analizi şu sözlerle noktaladı:

“Esad’ın kuvvetleri, masum sivilleri katletmeyi sürdürürken, Suriye’de birçok kişi Türkiye’nin kendilerini kurtarmaya koşacağını umuyor. Ancak Türkler, bunu sadece bir isteyenler koalisyonun bir parçası olarak yapar. Ufukta bir başkanlık seçimi varken Amerika da, dış maceralarıyla pek ilgili değil. NATO’nun da, müdahale etmesi pek beklenemez. Bu durumda bir katliam gerçekleşirse ne olacak? Türkiye, sınırın diğer tarafına kuvvet gönderir mi? ve bunu yaparsa, İran ne gibi bir yanıt verir? Davtuoğlu’nun bu sorulara hazır yanıtları yok. Kesin olanı ise, onun daha çok uykusuz geceler yaşayacağıdır.”

Arınç ve Baydemir Birlikte Saf Tuttu

27 Ocak 2012

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Diyarbakır’da restorasyonu tamamalanan Hz. Süleyman Camii’nin açılışını yaptı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, havaalanında karşıladığı Arınç’la birlikte aynı camide cuma namazı kıldı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’le birlikte Diyarbakır’a geldi. Arınç ve Eker’i havaalanında Vali Mustafa Toprak, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve milletvekilleri karşıladı.

Havaalanındaki karşılama sırasında Arınç’a yoğun ilgi gösterilirken, bir partilinin Arınç ve Eker’e bir dosya vermek istemesi ve korumaların onu engellemesi sırasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Sağanak yağmur altında restorasyonu tamamlanan Hz. Süleyman Camii’ne gelen Arınç ve beraberindekiler burada cuma namazı kıldı.

BDP Lahey’e Gidiyor

27 Ocak 2012

Bdp Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Uludere’de olayıyla ilgili Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurduklarını açıkladı.

TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Kaplan, Bdp eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş adına yapılan başvuru dosyasında olay yerinde çekilen 100′ün üzerinde fotoğrafın bulunduğunu belirterek, bu fotoğraflardan bazılarını basına gösterdi. Kaplan, bu fotoğrafların insanlık adına utanç verici olduğunu belirterek, “Biz bu fotoğrafların sorumlularının peşindeyiz” dedi.

Dosyada, otopsi belgeleri, görüntüler, TSK’nın olayla ilgili açıklamaları, hükümet temsilcilerinin beyanları, medyadaki haberler, sivil toplum kurulularının raporları, sağ kurtulanların tanıklıkları ve ‘helikopterle havadan olay yerini inceleyen’ savcının tutanaklarının bulunduğunu söyledi. Kaplan, “Bu olayı ülkemizde çözmek, aydınlatmak istiyoruz. Eğer insanlık, vicdan, insaf sınırları harekete geçerse hala yapabileceğimiz şeyler var” dedi.

Kaplan, olayda ölenlerin ailelerine tazminat ödemesi yapılmasıyla ilgili olarak, ‘önce failleri bulun’ dediklerini belirten Kaplan, “Çok anlamlıdır, anlayana” diye konuştu.

ABD BÜYÜKELÇİSİNE TEPKİ

ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin Ricciardone’nin ilginç tespitleri olduğunu ve ‘ABD’nin hedefleme kararlarıyla ilgisi yok’ dediğini belirten Kaplan, bunun ‘hedefi Tük tarafı belirler’ demek olduğunu kaydetti. Büyükelçinin ‘Predetörler de var mıydı?’ diye soran gazetecilere ‘sır’ karşılığını verdiğini belirten Kaplan, “İnsanlığa karşı işlenin suçlarda ne sır vardır, ne zaman aşımı Sayın Ricciardone. Bunu bileceksin. İnsanlığa karşı suç işlediği zaman ne sır tanırız ne zaman aşımı. İnsanlık vicdanı bunu tanımaz. Kimse bu dehlizlere bu tür acı olayları, trajedileri kapatmaya çalışmasın” diye konuştu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi prosedürünün ne şekilde işlediğinin sorulması üzerine de Kaplan, Mahkeme’nin önce ön inceleme yaptığını ve ilgili ülkeler olarak Türkiye ve Irak’tan bilgi isteyeceğini söyledi. Kaplan, Türkiye’deki dava sürerken buradan karar çıkıp çıkmayacağının sorulması üzerine de, “Uluslar üstü hukukta, iç hukukun yeterli olmadığı belli ise, iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı yoktur” dedi.

Tatlıses davasında bir tahliye

27 Ocak 2012

Sanatçı İbrahim Tatlıses’e yönelik silahlı saldırıya ilişkin görülen davada, tutuklu sanıklardan Bülent Altun’un tahliyesine karar verildi.

Güncelleme:27 Ocak 2012 02:14

İSTANBUL (A.A)Sanatçı İbrahim Tatlıses’e yönelik silahlı saldırıya ilişkin görülen davada, tutuklu sanıklardan Bülent Altun’un tahliyesine karar verildi.

İstanbul 17. Ağır Ceza mahkemesindeki davada görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Aksoy, İbrahim Tatlıses’in ifadesinin alınması ve Tatlıses ile Damla Çakıcı’nın kesin sağlık raporlarının istenmesine karar verilmesini talep etti.

Tutuklu sanıklardan Ruşen Mahmutoğlu ve Bülent Altun’un tahliye edilmesini de isteyen savcı Aksoy, diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Bunun üzerine duruşmaya bir saat ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından tutuklu sanıklardan Bülent Altun’un tahliyesine karar verdi.

TATLISES’İN İFADESİ ANKARA’DA ALINACAK

Mahkemede, sanatçı İbrahim Tatlıses’in talimatla ifadesinin alınması için Ankara özel yetkili mahkemesine yazı yazılmasına hükmedildi.

Diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamının kararlaştırıldığı mahkemede, duruşma 18, 19 ve 20 Nisan 2012 tarihlerine ertelendi.

Gizli tanıktan şok JİTEM açıklaması

27 Ocak 2012

Birinci “Ergenekon” davasında dinlenilen “gizli tanık Kıskaç”, 1990′lı yılların başında JİTEM adına Doğu ve Güneydoğu’da katıldığı operasyonları anlattı.

Güncelleme:27 Ocak 2012 03:46

JİTEM’in merkezi Diyarbakır’dır diyen gizli tanık, “sorgularda insanların tırnakları ve saçları pense ile çekilirdi” dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, “gizli tanık Kıskaç”, gizli tanık odasından sesi ve görüntüsü bozuk şekilde duruşma salonuna yansıtılarak dinlendi.

Gizli tanık, 19 yaşından beri 24 yıldır vatana ihanet edenlere kaşı mücadele verdiğini, 20 yıldır başında kefenle dolaştığını belirterek, 1990′lı yılların başında JİTEM adına Doğu ve Güneydoğu’da katıldığı operasyonları anlattı.

“Bugün burada birileri beni dinliyor. Ben burada olmayanların da isimlerini vereceğim. Veli Küçük o dönem çok küçük biriydi. Asıl ondan büyükleri var. Onların hepsini açıklayacağım” diyen gizli tanık, o dönemde Binbaşı Mahmut Şahin’in postası olduğunu anlattı.

Tutuklu sanıklardan emekli Albay Mehmet Fikri Karadağ’ın o dönemlerde çıktıkları bir operasyonda komutanlarından biri olduğunu dile getiren gizli tanık, “Karadağ bize yardım göndermediği için 11 askerimiz şehit oldu. Parçalanmış cesetleri taşıdım. 18 yıldır bunların hesabını sormayı bekledim” şeklinde konuşurken, göz yaşlarını tutamadı.

Gizli tanık, 1990′lı yılların başında Elazığ Jandarma Alay komutanı olan Albay Teoman Barutçu ile birlikte çalıştığını kaydederek, Bingöl’de 33 askerin kuruşuna dizilmesi olayında Albay Barutçu’nun hatası olduğu ileri sürdü.

“Yeşil” ile çalıştım

“Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ı çok iyi tanıdığını belirten gizli tanık, şunları anlattı: “O dönem lakabı yüzbaşı idi. JİTEM merkezi Diyarbakır’dı. Elazığ jandarma tabur komutanlığının altında sorgu odaları vardı. Sorgulara Yeşil de katılırdı. Yeşil Zazaca bilirdi. Bende Kürtçe bilirdim. Sorgulara katılarak tercümanlık yapardım. Buradaki sorgularda insanların tırnakları ve saçları pense ile çekilirdi. Mahmut Yıldırım ve öldürülen Binbaşı Cem Ersever birlikte çalışırdı.”

Gizli tanık, Elazığ’da JİTEM binasının girişinde “Ne gördüysen, ne duyduysan, ne olduysa, sen neysen, hepsi burada kalsın” yazdığını söyledi.

Türkiye’de 7 bin askerin şehit düştüğünü dile getiren gizli tanık, “Ölenlerin içinde hiç topçu, popçu, zengin, general çocuğu var mı? Ölüm sadece bize mi kader? Onlar ölümü bize kader yapmışlar” ifadelerini kullandı.

Bu arada tutuklu sanıklardan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek usule ilişkin söz almak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese gizli tanığın ifadesinin bölünemeyeceğini belirterek, Perinçek’e söz vermedi.

Perinçek ise gizli tanığın anlattıklarının davayla bir ilgisi olmadığını belirterek, “Psikolojik savaş yapılıyor. Psikolojik savaş merkezi mi burası? Tanığın anlattıklarının suçla ilgisi yok” diyerek tepki gösterdi.

“Mahkeme psikolojik harekat yapmaz” diyen Başkan Özese, Perinçek’in konuşmasına izin vermezken, gizli tanığın da “Ben bunları yaşarken sen orada değildin Doğu Perinçek” dediği duyuldu.

Mahkeme heyeti, gizli tanığın beyanlarının alınmasına ara vererek, duruşmayı yarına erteledi.

Kaos katlandı

27 Ocak 2012

UEFA’nın onayıyla hazırlanan puan silme formülü’ reddedildi.UEFA, Nisan ayında nihai kararı alın demişti. İşte Türk futbolunu bekleyen tehlikeler:

1-Şike ve teşvik suçları işleyen takımlar küme düşürülecek.
2-Küme düşme kararı alınırsa yayıncı kuruluş çekilebilir.
3-Aydınlar istifa edebilir, TFF ve kurulları toptan değişebilir.
4-Düşme kararı halinde Süper Lig ve Bank Asya 1. Ligi karışır.

TÜRK futbolu dün tarihi günlerinden birini yaşadı. Ankara’da

toplanan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Genel Kurulu’nda, şike ve teşvik eylemlerinden dolayı küme düşmenin bir defaya mahsus’ kaldırılmasına yönelik önerge, reddedildi. TFF tarafından hazırlanan önergede yer alan maddeler şöyle idi:

1-Küme düşme bir defaya mahsus kaldırılsın.
2-Küme düşme cezası yerine puan silme cezası verilsin.
3-Puan silme cezası 12 puandan daha aşağı olmasın.
4-Suçlu bulunan takımlara ayrıca para cezası verilsin.
5-Suçu işledikleri sezona ait para ödülleri geri alınsın.
6-Suçlu bulunan kulüpler Avrupa kupalarına katılmasın.
Oy çokluğu ile kabul edilen önergeden sonra genel kurul dağıldı ve Türk futbolu tarihinin en büyük kaosuyla karşı karşıya kaldı. Gelin şimdi bu kaosu tüm detaylarıyla anlatalım…

58. madde mutlaka uygulanacak

TFF, futbolumuzun şike krizinden en az zararla çıkması için hazırladığı formülü, UEFA’ya onaylatmıştı. UEFA, bu formülün nisan ayında, play-off maçlarından önce uygulanmasını, aksi taktirde 58. maddenin yani küme düşürmenin hayata geçirilmesini istedi. Formül reddedildi ve geriye sadece tek seçenek kaldı: KÜME DÜŞÜRMEK.
Peki 58. madde nasıl hayata geçirilecek, onu anlatalım…
TFF kurulları hızla soruşturmalarını tamamlayıp savunmaları alacak. Etik Kurulu raporunu hazırlayacak ve Disiplin Kurulu tarafından şike ve teşviğe karışan takımlara cezalar verilecek. En küçük bir suçu tespit edilen takımlar küme düşürülecek. Buraya kadar her şey normal. Ama normali olağanüstü duruma çevirecek gelişmeler yaşamaya da hazır olalım. O gelişmeler ne mi? Anlatalım…

UEFA devreye girerse ceza yağar

GENEL Kurul’un aldığı karar sonrası Mehmet Ali Aydınlar istifa sinyali verdi. Eğer Aydınlar yönetimi istifa kararı alırsa o zaman her şey karışacak. Yeni bir genel kurul ve yeni bir federasyonun oluşturulması çok uzun zaman alacak. UEFA’nın, Nisan ayında halledin uyarısı için de belki de çok geç olacak. İşte o zaman en büyük tehlike kendini gösterecek. Şike kararı alamayan Türkiye’ye yaptırım söz konusu olacak.
Bu yaptırımların en başında da Türk takımlarına ve belki de milli takıma getirilecek ceza olacak. Eğer fedarasyon istifa etmez ve küme düşürme kararı alırsa bu kez Süper Lig alt üst olacak. Bank Asya 1. Lig karışacak (Bu durumda federasyonun ceza verme sürecini uzatması ve sezon başında söylediği gibi, kararı sezon sonuna bırakması en büyük olasılık gibi görünüyor. Bu durumda kurullar çalışmayı öteleyecek).

Yayıncı kuruluş çekilebilir

EĞER sezon içinde yani nisan ayında küme düşürme kararı çıkarsa bu kez yayın sorunu gündeme gelecek. (Yayın sorunu küme düşme sezon sonu gerçekleşse bile o zaman da baş ağrıtacak). 100 milyon dolarlık dava açmayı düşünen yayıncı kuruluş, bu davayı açma yoluna gidebilir. Bu da yayının tıkanması belki de yeni bir yayın ihalesinin açılmasına neden olacak.

58.madde ne diyor?

Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek veya buna teşebbüs etmek yasaktır. Bir futbolcuya veya kulübe teşvik primi verilmesi de bu kapsamdadır. Bu hükmü ihlal eden kişiler, bir yıldan üç yıla kadar müsabakalardan men veya hak mahrumiyeti cezasıyla; kulüpler ise küme düşürme cezasıyla cezalandırılır. İhlalin ağırlığına göre küme düşürme cezasına ek olarak puan indirme cezası da verilebilir. İhlalde sorumluluğu bulunan kişi veya kulüplere ayrıca para cezası verilir. Anılan yasağın hakemler tarafından ihlali halinde sürekli hak mahrumiyeti cezası verilir.

Kim kazandı, kim kaybetti?

1-Mehmet Ali Aydınlar’ın eli güçlendi. Çünkü artık istediği kararı alabilir. Kulüplere bir alternatif sundu, onlar bunu geri çevirdi. Nisan ayına kadar gerekli soruşturmayı yapar ve gerekirse kulüpleri küme düşürür. Bugün çözüme yanaşmayan kulüplerin söyleyecek sözü de kalmaz.

2-Mehmet Ali Aydınlar darbe yedi. Getirdiği öneriyi kulüpler geri çevirdi. Ve ayrıca kendisini ve yönetimini eleştiri yağmuruna tuttu. Bu durumda artık nisan ayından önce alacağı karar da çok sağlıklı olarak karşılanmayacak. Aydınlar ve ekibinin istifası gündeme gelebilir.

3-Asıl kazanan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım oldu. 58. maddenin değişmesine karşı çıkmıştı. İstediğini aldı. Eğer Mehmet Ali Aydınlar ve ekibi de istifa kararı alırsa Aziz Yıldırım’ın zaferi perçinlenir. Yeni bir federasyonla başka bir çözüm gündeme gelebilir.

 

F.BAHÇELİ YÖNETİCİLER KONGREDE NE DEDi?

Adil bir yargılanma istiyoruz

NİHAT ÖZDEMİR:  Biz sadece adil bir yargılanma istiyoruz ama bu federasyon kafasında suçluya karar vermiş, ne ceza vereceğinin adını koymaya çalışıyor.

TFF güvenilirliğini kaybetti

ALİ KOÇ:  Kurgulanmış bir oyunun parçası olmak istemiyoruz. Başkan ve yöneticilerimizin suçsuz olduğuna inanıyoruz. Bu süreçte TFF güvenilirliğini tamamen yitirdi.

Biz kimseye minnet etmeyiz

CİHAN KAMER:  Sürekli olarak gösterilen UEFA sopası gerçekçi değil. UEFA hiçbir ülkenin tüm takımlarına ceza vermemiştir. Fenerbahçe kimseye mimnet etmez,.

TFF’nin çizgisi tutarlı değil

ABDULLAH KİĞILI:   TFF yönetimi bu yangını hangi tarihte söndüreceği konusunda bugün bile tam bir fikir sahibi değildir. Sağlam ve tutarlı bir çizgide yürümemiştir.

Türk lobici danışman oldu Ermeniler ayaklandı

27 Ocak 2012

ABD’de kasım ayında gerçekleşecek seçimlerde Ron Paul’un ülkedeki Türk lobisi ile çalışan ünlü avukat Bruce Fein’i kampanyasının baş hukuk danışmanı olarak seçmesi Ermenileri kızdırdı

Güncelleme:27 Ocak 2012 06:14

ABD’de Türk ve Ermeniler arasında yaşanan birçok davada Türk tarafını savunan Fein, Amerika Türk Koalisyonu’nda (TCA) uzman olarak görev alıyor, Türkiye Amerika Hukuki Savunma Fonu’nun avukatlığını yürütüyor.

Fein’in seçilmesine tepki gösteren Ermeni basını, kararı ‘sağır edici’ olarak nitelendirildi. ‘Asbarez.com’ internet sitesi “Fein’in müşterileri ve banka hesaplarına bakıldığında Türklerin çıkarlarını koruması son iki yılda ona 500 bin dolar ödediği görülüyor. Ron Paul, Türkiye’nin müşteri değerini bastırmak için Fein’e ne kadar ödemeye razı?” diye yazdı. Haberde Irak işgali sırasında Paul’ün Türkiye için ‘İşbirliği için milyarlarca dolar talep ediyorlar. Bu müttefik terimine yeni bir anlam kazandıran küstahça bir şantajdır’ dediği hatırlatıldı. Anayasa ve uluslararası hukuk uzmanı Fein, 1981-1982 yıllarında Ronald Reagan hükümetinde Adalet Bakanı Yardımcılığı yapmıştı. Fein 1915 olayları için “Ermeniler açlık ve hastalıktan öldü. Ermenilerin ölümü ne kadar trajikse, aynı şekilde hayatını kaybeden Osmanlı Müslümanları da aynı sempatiyi hak ediyor” demişti.

Tüm yurtta kara kış!

27 Ocak 2012

Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giren İstanbul’da, beklenen kar yağışı şiddetli rüzgarla birlikte başladı.

Güncelleme:27 Ocak 2012 04:36

İstanbul Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, kar yağışı şehrin önemli bölümünde şiddetli rüzgarla birlikte etkili olmaya başladı.
İstanbul genelinde saat 23.00 itibariyle 1-2 derece arasında değişen sıcaklıklar, Florya ve Sarıyer’de 0, Kilyos, Ümraniye, Fatih ve Kumkapı’da 1, Göztepe ve Kartal’da 2, Şile’de 3 derece olarak ölçüldü.
Şiddetini giderek arttıran rüzgar da Göztepe’de 35, Florya ve Şile’de 40, Sarıyer ve Kilyos’ta 45, Ümraniye’de 50, Kumkapı’da 60 kilometre  hızla yıldız ve karayelden esiyor.
İL İL HAVA DURUMU İÇİN TIKLAYIN

TOPBAŞ İSTANBULLULARDAN YARDIM İSTEDİ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kar yağışının 7 Şubata kadar devam etmesi beklendiğini söyledi.

“İstanbullular, sizden yardım istiyorum. Son kar yağışında üst üste gelen tesadüfler büyük sıkıntıya neden oldu. Kazalara, kabak lastiklerin kullanılması da eklenince sorunlar yaşandı.

TOPLU TAŞIMA
Yarın haftanın son günü ve ve trafik yoğun olacak. Kar da etkili olabilir ve sizlerden ricam toplu taşıma araçlarını kullanmanız. Mecbur kalmadıkça bireysel araçlarla yola çıkmayalım. Bu durumda da kar lastikleri kullanırsak sıkıntı yaşamayız. Karlı havalarda araba kullanmak ayrı beceri ister, acemi olanların trafiğe çıkmamasını rica ediyoruz. Avantajımız okulların tatil olması ve bu nedenle öğrenci araçları trafikte olmayacak. Toplu taşımada ilave seferler de koyacağız.

Trafikte kurallar uyalım. Belediye araçlarının hizmet verebilmesi için emniyet şeritlerini işgal etmeyelim ve bu konuda sizlerden yardım bekliyoruz.

Kar yağışına paralel olarak yarın erken saatlerde fırtına yaşanması bekleniyor. Çatılar uçabilir deniyor ve inşallah sıkıntı yaşamayız.

EVSİZLERİN DURUMU
Kış aylarında sokakta yaşayan evsizlere yönelik planımız var. İhbarlar geliyor ve değerlendiriyoruz. Şu ana kadar 709 klişiyi aldık, bunlardan 13’ü kadın 253 kişi şu an misafirimiz.

Elimizde gerekli malzeme, araç ve gereç var. Donanımlıyız, yaklaşık 800 araç ve yine yaklaşık 2500 personelimiz hazır.

Gelişmeleri AKOM’dan takip ediyoruz ve personelle iletişim halindeyiz. İinanıyorum ki, 2006’da nasıl rahat olduysak yine aynı şekilde sıkıntısız bir kışı geride bırakırız. İstanbulluların bize verecekleri destekle de bunu başarabileceğimizi düşünüyorum.

Kar yağsın ama kent yaşamını etkilemesin arzusuyla…”

İDO’NUN BAZI SEFERLERİ İPTAL

İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş (İDO), Marmara Denizi’ndeki etkili karayel nedeniyle bazı deniz otobüsü seferlerini iptal etti.

İDO’dan alınan bilgiye göre, Marmara Denizi’ndeki hava muhalefeti nedeniyle saat 18.00′deki Bostancı-Yenikapı/Bandırma ile yarın sabah saat 07.30′daki Bandırma/Yenikapı-Bostancı dış hat deniz otobüsü seferleri iptal edildi.

KUVVETLİ KAR UYARISI
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, kar yağışının İstanbul, Yalova, Kocaeli, Sakarya, Bilecik ve Bursa’da kuvvetli olmasının beklendiği ifade edildi.

Rüzgarın bölge genelinde kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde esmesi beklendiğinden kar yağışının yer yer tipi şeklinde olacağı belirtilen açıklamada, İstanbul’da kar yağışının Cumartesi günü hafifleyerek hafta sonu aralıklarla devam edeceği bilgisi verildi.

Gelecek hafta, soğuk havanın İstanbul’da devam edeceği kaydedilen açıklamada, kuvvetli kar yağışı ile kuvvetli rüzgarın, hava sıcaklığının hissedilir derecede azalması ile birlikte buzlanma ve don olayının oluşturabileceği olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, çatı uçması) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği belirtildi.

İSTANBUL 9 BÖLGEYE AYRILDI

1. BÖLGE: Bağcılar, Bayrampaşa, Esenler, Eyüp,Fatih,Güngören,Zeytinburnu

2. BÖLGE: Avcılar, Bakırköy, Bahçelievler, K.Çekmece, B.Çekmece, Başakşehir, Beylikdüzü, Esenyurt

3. BÖLGE: Beşiktaş, Beyoğlu, Kâğıthane, Şişli, Sarıyer,

4. BÖLGE: Gaziosmanpaşa, Arnavut köy, Sultangazi, Çatalca,Eyüp

5. BÖLGE: Çatalca, Silivri, B.Çekmece

6. BÖLGE: Kadıköy, Maltepe, Ümraniye, Üsküdar, Ataşehir

7. BÖLGE: Sancaktepe, Adalar, Kartal, Pendik, Sultanbeyli, Tuzla

8. BÖLGE: Beykoz, Çekmeköy, Sancaktepe

9. BÖLGE: Şile, Çekmeköy

İstanbulluların sorunsuz bir kış geçirmeleri için tüm tedbirleri alan Büyükşehir Belediyesi, son model karla mücadele araçları ve ana arterlerde 28 ayrı noktaya yerleştirilen BEUS (Buzlanma erken uyarı sistemi) sistemleri kullanılıyor

Ekipler 255 müdahale güzergâhında yapılacak çalışmalarda buzlanma ilk olarak 3 saat önceden tespit edilecek ekipler bilgilendirilecek. İlk bilgilendirmeden sonra son 45 dakika da ise ekipler sevk ve idare edilecek. Zaman kaybı ve gereksiz malzeme kullanımı engellenecek.

Araçların, belirlenen güzergâhlarda yapacakları kar küreme ve yol açma çalışmaları, mevcut araç takip sistemi ile AKOM’dan takip edilecek, gerekli durumlarda araçlar başka bölgelere yönlendirilecek

Kritik kavşaklarda 21 kurtarıcı ve çekici muhtemel yolda kalmalar ve kazalara karşı hazır bekletilecek. Sokakta yaşayan vatandaşlar için toplama merkezleri planlandı. Vatandaşlar zabıta, polis, ambülânslar ile toplanarak sağlık kontrollerinden geçirilerek spor salonlarında edilecekler.

KAR KAPLANI

Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü ekipleri kar küreyen, süpüren, kurutan ve tuz serpen 6 adet “Kar kaplanı” ile çevre yollarında görev yapacak.

“Kar Kaplanı” 80 km. hızla giderek bir seferde 40 km’lik alanda tuzlama yapma kabiliyetine sahip. Yengeç yürüyüşü yapabilen aracın bıçağı iki kademeli olarak kar kürüyor. Bıçak kapalı iken 4.50 cm, açık iken 5.20 cm genişliğinde küreme yapıyor.

Avrupa Yakası

Boğaz Köprüsü Gişeler – Haliç, O3 Otoyolu – Mahmutbey – İstoç – Vatan Cad.-Hadımköy Büyükçekmece S Virajı – Mimarsinan Kavşağı.

Anadolu Yakası

Boğaz Köprüsü Gişeler – Fenerbahçe Stadı-Harem – Kartal/Kartal – Gebze arasında görev yapacak.

Uzmanlar daha rahat ve güvenli bir trafik akışı için vatandaşların kar lastiği kullanmasını öneriyor. Avrupa ülkelerinde zincir kullanılmadığı, zincirin asfalta büyük zarar verdiği ve maddi kayıplara neden olduğu belirtiliyor. ”

METEOROLOJİ’DEN ÖNEMLİ UYARILAR!

Hava sıcaklığının iç ve doğu bölgelerde 1 ila 3 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişikliğin olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle güney ve güneydoğu, Güneydoğu Anadolu’da doğulu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

YAĞIŞ UYARISI

Yağışların Akdeniz Kıyı kesimi ile Adana, Hatay, Osmaniye çevrelerinde kuvvetli sağanak ve gökgürültülü sağanak, Göller Yöresi ile Kırklareli çevrelerinde kuvvetli yağmur ve karla karışık yağmur şeklinde olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (Ani sel, su baskını, ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

KUVVETLİ KAR UYARISI

Kar yağışlarının Güneydoğu Anadolu, Çorum, Çankırı, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Şırnak ve Hakkari çevrelerinde kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

ÇIĞ UYARISI

Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda eğimin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

BUZLANMA VE DON UYARISI

İç ve doğu bölgelerde bu sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.

HAFTA SONU SICAKLIK 10 DERECE AZALACAK

Hava sıcaklığının, hafta sonunda tüm yurtta 8 ila 10 derece azalacağının beklendiği bildirildi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, dün Orta Akdeniz’den gelen yağışlı havanın etkisine giren Türkiye’nin, halen Karadeniz kıyıları ile Doğu Anadolu’nun doğusu dışında kalan büyük bir bölümü yağış alıyor.

Yetkililer, yağışların iç kesimler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun batısında karla karışık yağmur ve kar, kıyı kesimlerde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak, diğer yerlerde yağmur şeklinde olduğunu belirtti.

Meteoroloji yetkilileri, bu sabah yapılan ölçümlere göre, kar kalınlığının, Bitlis’de 110, Muş’da 53, Ağrı’da 35, Kırıkkale’de 23, Ankara, Afyonkarahisar ve Yozgat’da 21, Elazığ’da 20, Çankırı, Kütahya, Erzurum ve Erzincan’da 15 santimetre olduğunu kaydetti.

Karadeniz kıyıları dışında kalan tüm yurtta bugün yağış beklendiğini belirten yetkililer, yağışların, Güney Ege ve Batı Akdeniz’de kuvvetli olmak üzere Marmara, Ege ve Akdeniz’de genellikle sağanak ve gök gürültülü sağanak, İç Anadolu, Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Afyonkarahisar, Kütahya ile Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağının tahmin edildiğini ifade etti.

Yetkililer,  Türkiye’nin büyük bir bölümünde devam edecek yağışlara ilave olarak, batı bölgelerin akşam saatlerinden itibaren Balkanlar’dan gelen yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisine gireceğini, yağışların, Antalya’nın doğu ilçeleri (Manavgat, Alanya, Gazipaşa), Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay çevrelerinde, Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu’nun güneyinde kuvvetli olmak üzere, genellikle yağmur ve sağanak, İç Anadolu, Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Afyonkarahisar, Kütahya ile akşam saatlerinden itibaren Edirne ve Kırklareli çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağını belirtti.

Meteoroloji yetkilileri, yağışlı havanın bugün Ege Kıyıları ile Batı Akdeniz kıyıları dışında tüm yurtta etkili olmaya devam etmesinin ve yağışların Marmara’nın doğusu, Batı ve Orta Karadeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi ile Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun güneyinde kuvvetli olmak üzere karla karışık yağmur ve kar, Doğu Karadeniz ile Adana ve Hatay çevrelerinde yağmur şeklinde olmasının, hafta sonunda kuzey ve doğu kesimlerde etkili olduktan sonra etkisini azaltarak yurdu terk edeceğinin tahmin edildiğini, ancak Marmara Bölgesi başta olmak üzere yurdun kuzeybatı kesimlerinde, hafta sonunda ise tüm yurtta hava sıcaklığının 8 ila 10 derece azalmasının beklendiğini kaydetti.

TÜM YURTTA HAVA DURUMU

Yurt genelinde görülecek yağışların; Akdeniz, Güneydoğu Anadolu, Kırklareli, Çorum, Çankırı, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Şırnak ve Hakkari çevrelerinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Yağışların; Kıyılarda yağmur ve sağanak, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. İç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının, İç ve Doğu bölgelerde 1 ila 3 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişikliğin olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgar, genellikle güney ve güneydoğu, Güneydoğu Anadolu’da doğulu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek.


Tarihi Toplantı Sona Erdi

26 Ocak 2012

Dün geceden beri devam eden toplantılarda Tff ve Kulüpler arasında fikir birliğine varılamadı.

Türk futbol tarihinin en önemli kararlarından birinin alınacağı ve aylardır tartışılan 58. maddenin görüşüldüğü Türkiye Futbol Federasyonu Olağanüstü Genel Kurulu, Ankara Sheraton Oteli’nde yapıldı. Genel Kurul öncesi önerge krizi yaşandı. Toplantıya verilen arada Orduspor Başkanı ve Manisaspor Başkanı tartıştı. Galatasaray ile Fenerbahçe ise 58. maddenin değişmemesi konusunda aynı fikirde olduklarını belirttiler. Kulüpler Birliği Başkanı Demirören, “bence önergeyi geri çekip seçime gidelim” dedi.

GENEL KURUL’DAN ŞOK KARAR ÇIKTI

Ankara’da gerçekleştirilen Futbol Federasyonu’nun Olağanüstü Genel Kurulu’nda 58. madde değiştirilmedi. Üyeler, küme düşme cezasının bir defalık puan silmeye çevrilmesi ile ilgili önerge reddedi.

TOPLANTIDAN AYRINTILAR

Dün geceden beri devam eden toplantılarda Tff ve Kulüpler arasında fikir birliğine varılamadı… Tff Başkanı Aydınlar ve Yönetimi; Bank Asya, 2. lig ve 3. lig kulüpleriyle yaptığı görüşmelerde bir sonuç alamadı… Bu kulüplerin %70′inin ret oyu kullanacakları öğrenildi.

Tff Yönetim Kurulu hazırlamış olduğu divan önergesini ve konuşmacıların sürelerini yazılı olarak delegelere imzalatmak istedi. Delegeler oluşturulacak olan divana ‘evet’ derken süre ve kişi sayısına itiraz etti. Delegeler, Tff Yönetiminine “Bizi çağıran sizsiniz ama niye konuşmamıza izin vermiyorsunuz, veya kısıtlı süre veriyorsunuz” diyerek hayıflandılar.

Türkiye’ye Şok ‘Birincilik’

26 Ocak 2012

AİHM’de geçen yıl en fazla mahkumiyet kararı verilen ülkeler sıralamasında Türkiye birinci oldu; kararlar en çok adil yargılanma ve etkin soruşturma hakkının ihlali, yargılama süresinin uzunluğu, kötü muamele ve etkin soruşturma eksikliğinden verildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Nicolas Bratza, Strasbourg mahkemesinin, 2011 yılı çalışmalarıyla ilgili basın toplantısı düzenledi ve geçen yıl ülkeler aleyhinde alınan insan hakları ihlalleriyle ilgili kararlar hakkında bilgi verdi.

Bratza tarafından verilen bilgiye göre, Türkiye geçen yıl 159 davada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en az bir maddesini ihlalden dolayı AİHM’de mahkum edildi.

Türkiye’yi bu sıralamada 121 davayla Rusya, 105 davayla Ukrayna izledi.

Yunanistan 69, Romanya 58, Polonya 54 davada yine AİHS’nin en az bir maddesinin ihlali dolayısıyla geçen yıl Strasbourg Mahkemesi tarafından mahkum edildi.

AİHM Başkanı, Strasbourg mahkemesinde bekleyen davaların sayısının giderek artmasına dikkati çekerek, üye ülkelerin ulusal yargılarının, AİHM içtihatlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne daha fazla saygı göstermeleri çağrısı yaptı.

Bratza, çok fazla davayla uğraşmak zorunda kalan AİHM’nin maddi sorunlarının çözülmesi konusunda da üye ülkelere yaptığı çağrıyı yineledi.

İnsan haklarının kesinlikle lüks bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen AİHM Başkanı, son ekonomik kriz nedeniyle hukuk devleti ve insan haklarının korunması konusunun bazı üye ülkelerin öncelik gündeminden düştüğü gerekçesiyle eleştirdi.

AİHM’den alınan bilgilere göre, Türkiye’nin mahkum edildiği davaların önemli bir kısmını, yargılama süresinin uzunluğu, adil yargılama hakkının ihlali, kötü muamelenin yasaklanması, etkili soruşturma hakkının ihlali ile mal ve mülkiyet hakkının korunmasıyla ilgili şikayetler oluşturuyor.

“ELEŞTİRİ DUYGUSAL DEĞİL MANTIKLI OLMALI”

Bratza, AİHM’de bekleyen davaların sayısının giderek artmasına dikkati çekerek, üye ülkelerin ulusal yargılarının, AİHM içtihatlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne daha fazla saygı göstermeleri çağrısı yaptı.

“İnsan hakları, adalet ve hukuk devleti kavramları, şu anki ekonomik kriz iklimi içerisinde geri plana atılıyor gibi görünüyor. Böyle zamanlarda, insan haklarının bir lüks olmadığını hatırlamak zorundayız.”

AİHM’de bekleyen 30 bin dosyanın olduğunun altını çizen Bratza, mahkemenin finansal desteğe ihtiyacı olduğunu açıkladı. Ayrıca, bağımsızlığının ve otoritesinin temelinin sağlam olmasının önemini yineledi.

“AİHM’in bu özelliklerine hükümetlerden gelen eleştiriler mutlaka bir argümana ve kanıtlara dayanmalı, duygusal tepkilere değil.”